Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
1 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 05-09-1952
Doğum yeri Denizli

Kemal Yalçın, 5 Eylül 1952’de Denizli’nin Honaz ilçesinde doğdu. Isparta Gönen Öğretmen Okulunda öğrenim gördü. Daha sonra İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulunu ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünü bitirdi.

Kırşehir’in Kaman ilçesinde ve İstanbul’daki Kabataş ile Bakırköy liselerinde felsefe öğretmenliği yaptı. Öğretmenlik yıllarında eğitim örgütlenmesi içinde yer aldı. 1978’de öğretmenlikten ayrılarak gazetecilik ve yayıncılık çalışmalarına yöneldi.

1982’de Almanya’ya yerleşti. Bremen Üniversitesi Felsefe Bölümünde bilgi kuramı, Türkiye’de felsefi düşüncenin gelişimi ve Şeyh Bedreddin üzerine araştırmalar yaptı. Essen Üniversitesinin Türkçe Öğretmenliği Bölümünde, Türkçe ana dili derslerinde şiir ve öykünün işlenme yöntemleri üzerine dersler verdi.

1989-2018 yılları arasında Almanya’nın Bochum kentinde Türkçe ana dili öğretmeni olarak çalıştı. Eğitimciliği boyunca göçmen çocukların Türkçeyle bağlarını korumaları, iki dillilik, kültürel kimlik ve ana dili eğitimi konularıyla ilgilendi. Almanya’da Türkçe Anadil Dersleri ve Anadile Emek Verenler adlı araştırması, Almanya’daki Türkçe eğitiminin tarihini, öğretmenlerin çalışmalarını ve ana dili öğretiminin karşılaştığı sorunları ele alır.

Yazarlık hayatına şiirle başlayan Kemal Yalçın, ilk şiirini öğrencilik yıllarında yazdı ve 1970’li yıllardan itibaren düzenli olarak edebiyatla ilgilendi. Sürgün Gülleri, Geç Kalan Bahar, Yaban Gülü ve Barış Sıcağı gibi eserlerinde sürgün, memleket özlemi, yalnızlık, barış, insan sevgisi ve farklı toplumların birlikte yaşama imkânı üzerinde durdu.

Yalçın’ın edebî üretimi zamanla şiirden öyküye, romandan belgesel romana, yaşam öyküsünden sözlü tarih ve araştırmaya kadar genişledi. Eserlerinin merkezinde göç, sürgün, vatansızlık, nüfus mübadelesi, savaş, toplumsal şiddet, azınlıkların yaşadığı acılar, kültürel hafıza, dostluk ve barış bulunur.

Emanet Çeyiz, Türkiye ile Yunanistan arasında gerçekleştirilen nüfus mübadelesinin insanların hayatlarında bıraktığı izleri konu alan belgesel romanıdır. Yazar, mübadeleyle Anadolu’dan Yunanistan’a ve Yunanistan’dan Türkiye’ye gönderilen insanların tanıklıklarından hareket ederek doğulan yerden kopmanın, geride bırakılan evlerin ve kuşaklar boyunca korunan hatıraların hikâyesini anlatır.

Emanet Çeyiz’de kişisel bir emanetin izini sürmek, Türk ve Rum mübadillerin ortak geçmişini araştıran geniş bir yolculuğa dönüşür. Eser, siyasi anlaşmaların rakamlarla ifade ettiği göçün arkasındaki insanları, parçalanmış aileleri, kaybedilen komşulukları ve iki yakada sürdürülen memleket özlemini görünür kılar.

Seninle Güler Yüreğim, Anadolu Ermenilerinin yaşamlarını ve geçmişe ilişkin tanıklıklarını merkeze alan belgesel romanlarından biridir. Eserde acıların yanında farklı din ve kimliklerden insanlar arasında kurulan dostluklar, dayanışma örnekleri ve ortak yaşam kültürü de yer alır. Kitap daha sonra tiyatroya uyarlandı ve farklı ülkelerde sahnelendi.

Sarı Gelin, Anadolu’nun Türk ve Ermeni kültürleri arasında dolaşan ortak ezgilerinden ve sözlü hafızasından hareket eder. Kitapta müzik, türkü, aile hatıraları, tarihsel kırılmalar ve kültürler arasındaki bağlar bir araya gelir. Sarı Gelin türküsü, tek bir topluluğa ait olmaktan çok aynı coğrafyada yaşamış halkların ortak duygularını taşıyan bir simgeye dönüşür.

Hayatta Kalanlar, Anadolu’nun Evlatları: Yüz Yılın Tanıkları ve Kardeşlerim Var Uzaklarda, Yalçın’ın sözlü tarih ve yaşam öyküsü çalışmalarının önemli örnekleridir. Bu eserlerde savaş, göç, tehcir, mübadele ve sürgün gibi tarihsel olayları yaşamış kişilerin anlattıkları kayıt altına alınır. Yazar, resmî tarih anlatılarının dışında kalan bireysel deneyimlere ve kuşaktan kuşağa aktarılan hatıralara yer verir.

Haymatlos: Dünya Bizim Vatanımız, 2011’de yayımlandı. Eser, 1933-1945 yılları arasında Nazi yönetiminden kaçarak Türkiye’ye sığınan Alman bilim insanlarının, sanatçıların, mimarların, hukukçuların ve ailelerinin gerçek yaşam öykülerine dayanır.

Haymatlos: Dünya Bizim Vatanımız’ın merkezinde, 1939’da annesi ve kız kardeşiyle Almanya’dan kaçıp İstanbul’a gelen Cornelius Bischoff bulunur. Bischoff’un İstanbul’daki çocukluk ve gençlik yılları, Türkiye’yle kurduğu bağ ve savaş döneminde ailesiyle birlikte Çorum’da zorunlu ikamete tabi tutulması eserin temel anlatı hattını oluşturur.

Eser, Türkiye’nin üniversite, hukuk, mimarlık, müzik ve bilim hayatına katkıda bulunan Alman mültecilerin çalışmalarını da ele alır. Clemens Holzmeister ve Ernst Eduard Hirsch gibi isimlerin yaşamları üzerinden sürgündeki bilim insanlarının Türkiye’deki modernleşme ve yükseköğretim süreçlerine katkıları görünür hâle gelir.

Haymatlos’ta vatansızlık yalnızca hukuki bir statü değildir. İnsanların doğdukları ülke tarafından dışlanmaları, güvenli bir yer aramaları, yeni bir dile ve topluma uyum sağlamaları, savaş sona erdiğinde yeniden göç etmek zorunda kalmaları eserin temel insani meselelerini oluşturur. “Dünya bizim vatanımız” düşüncesi, insan değerinin milliyet ve sınırların üzerinde bulunduğunu ifade eder.

Süryaniler ve Seyfo adlı üç ciltlik çalışması, Süryani toplumunun tarihini, kültürünü, 1915 döneminde yaşadığı kitlesel şiddeti ve hayatta kalanların tanıklıklarını ele alır. Uzun yıllara yayılan görüşmeler, belge incelemeleri ve saha araştırmalarıyla hazırlanan eser, sözlü tarih ile belgesel anlatıyı bir araya getirir.

Süryani Halk Kahramanı Şemun Hanne Haydo, Tur Abdin bölgesindeki Süryani toplumunun tarihini ve Şemun Hanne Haydo’nun yaşamını merkezine alan belgesel romandır. Eserde toplumsal dayanışma, direniş, hayatta kalma, kültürel kimliğin korunması ve tarihsel hafızanın kuşaklara aktarılması işlenir.

Fırtınadan Bahara ve Tek Kanatlı Kartal gibi belgesel romanlarında da göç, sürgün, yerinden edilme, geçmişe bağlılık ve farklı ülkelerde sürdürülen hayatlar üzerinde durur. Tek kanatlı kartal imgesi, bir kanadı doğduğu topraklarda, diğer kanadı yaşadığı ülkede kalan göçmenlerin bölünmüş aidiyetini simgeler.

Bilim Tutkusu ve Yaşama Gücü, bilim insanlarının yaşam öykülerini konu alan eserleridir. Bu kitaplarda bilimsel başarıların arkasındaki çalışma disiplini, merak, karşılaşılan güçlükler ve insanın fiziksel ya da toplumsal sınırları aşma çabası anlatılır.

Sınıfta Çiçek Zor Açar, eğitim ve okul hayatından beslenen öykülerden oluşur. Öğrencilerin aileleri, göçmenlik deneyimleri, ana dili sorunları, öğretmen-öğrenci ilişkileri ve eğitim sisteminin çocukların hayatındaki etkileri eserin temel konuları arasındadır.

Kemal Yalçın, çocuklar için Türkçe ve Almanca iki dilli öykü kitapları da yazdı. Dedem Almanya’ya Geldiğinde, Uçurtmam Bulutlara Takıldı, Yavrusunu Arayan Kuş, Minarede Bir Kuş Var, Ak Sakallı Dede, Hayalimdeki Okul, Yavru Sincap’ın Rüyası ve Kedim Yağmurcuk bu alandaki eserlerindendir.

İki dilli çocuk kitaplarında göçmen ailelerin kuşaklar arasındaki ilişkileri, ana dil, okul hayatı, hayvan sevgisi, doğa, arkadaşlık ve kültürel uyum işlenir. Türkçe ile Almancanın aynı kitapta kullanılması, çocukların her iki dilde okuma becerisi geliştirmesine ve aileleriyle ortak bir okuma alanı kurmasına katkı sağlar.

Kemal Yalçın’ın kitaplarında araştırmacı tutum ile edebî anlatım iç içe geçer. Görüştüğü kişilerin tanıklıklarını, mektupları, aile belgelerini, fotoğrafları ve tarihsel kayıtları kurmaca teknikleriyle birleştirir. Bu yöntem, onun eserlerini klasik romandan çok belgesel roman, yaşam öyküsü ve sözlü tarih alanlarına yaklaştırır.

Yazar, 1991 Petrol-İş Şiir Yarışması birinciliği, 1996 Köln Çok Kültürlü Toplum Şiir Yarışması birinciliği, 1998 Kültür Bakanlığı Roman Başarı Ödülü, 1998 Abdi İpekçi Dostluk ve Barış Özel Ödülü, 1999 Türkiye-Yunanistan Dostluk ve Barış Ödülü ve 2008 Avrupa Türkçe Edebiyat Yarışması Çocuk Edebiyatı Birincilik Ödülü gibi ödüllere değer görüldü.

Emanet Çeyiz, nüfus mübadelesinin yüzüncü yılı kapsamında verilen Mübadele Roman Ödülü’ne layık görüldü. Süryaniler ve Seyfo ile Süryani Halk Kahramanı Şemun Hanne Haydo çevresindeki araştırmaları da dostluk, barış ve araştırma alanlarında çeşitli ödüller aldı.

2016’da Duisburg-Essen Üniversitesi Türkistik Bölümünde Kemal Yalçın Arşivi kuruldu. Yazar, kitaplarıyla birlikte çalışma notlarını, görüşme kayıtlarını, belgelerini ve edebî mirasını bu arşive bağışladı. Böylece uzun yıllara yayılan sözlü tarih ve kültürel hafıza çalışmaları akademik araştırmalara açık bir bütün hâline geldi.

Kemal Yalçın’ın eserleri insan hakları, barış, göç, sürgün, mübadele, vatansızlık, Türk-Rum ilişkileri, Türk-Ermeni ilişkileri, Süryani tarihi, ana dili eğitimi ve kültürler arası yaşam eksenlerinde gelişir. Yazarlığının temel özelliği, tarihsel olayları devletlerin ve kurumların bakışından çok bu olayları yaşamış insanların sesleri, hatıraları ve gündelik hayatları üzerinden anlatmasıdır.

#KemalYalçın #TürkYazar #BelgeselRoman #SözlüTarih #Haymatlos #Mübadele #Göç #Sürgün #İnsanHakları #BarışEdebiyatı #ÇocukEdebiyatı #Şiir