Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
2 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 08-11-1954
Doğum yeri Nagasaki

Kazuo Ishiguro, 8 Kasım 1954’te Japonya’nın Nagasaki kentinde doğdu. Oşinograf olan babasının İngiltere’deki bir araştırma kurumunda çalışmaya başlaması üzerine 1960’ta ailesiyle birlikte Guildford’a yerleşti. Çocukluğunu ve öğrenim hayatını İngiltere’de geçirmesine rağmen ailesinin Japonya’ya döneceği düşüncesi uzun süre devam etti. Japonya’ya ilişkin çocukluk anıları ve ailesinden dinlediği anlatılar, özellikle ilk dönem eserlerinin kültürel arka planında etkili oldu.

Kent Üniversitesinde İngiliz edebiyatı ve felsefe öğrenimi gördü. Mezuniyetinden sonra sosyal hizmet alanında çalıştı; evsizler ve sosyal desteğe ihtiyaç duyan kişilerle ilgilenen kurumlarda görev yaptı. Daha sonra East Anglia Üniversitesinde yaratıcı yazarlık eğitimi aldı ve 1980’de yüksek lisansını tamamladı. Burada Malcolm Bradbury ve Angela Carter gibi yazarların bulunduğu bir edebiyat çevresinde çalışma imkânı buldu.

İlk kısa öyküleri 1981’de yayımlandı. İlk romanı Uzak Tepeler 1982’de okurla buluştu. Savaş sonrası Nagasaki ile İngiltere arasında kurulan romanda hafıza, göç, annelik, suçluluk ve geçmişin yeniden biçimlendirilmesi işlenir. Romanın anlatıcısı Etsuko’nun hatırladıkları ile aktardığı olaylar arasındaki belirsizlik, Ishiguro’nun sonraki eserlerinde de sürdüreceği güvenilmez anlatıcı tekniğinin erken örneklerinden biridir.

İkinci romanı Değişen Dünyada Bir Sanatçı, 1986’da yayımlandı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında geçmişteki siyasi ve sanatsal tercihlerini değerlendiren yaşlı ressam Masuji Ono’nun anlatısına dayanan eser; bireysel sorumluluk, ulusal yenilgi, itibar, kuşak çatışması ve kendini kandırma temalarını ele alır. Roman, Whitbread Yılın Kitabı Ödülü’nü kazandı ve Booker Ödülü’nün kısa listesine girdi.

Ishiguro’nun uluslararası ölçekte tanınmasını sağlayan Günden Kalanlar 1989’da yayımlandı ve aynı yıl Booker Ödülü’nü kazandı. Romanın merkezindeki İngiliz başuşak Stevens, mesleki görev anlayışını hayatının temel değeri hâline getirirken kişisel duygularını ve ahlaki tereddütlerini bastırır. Geçmişe yaptığı yolculuk, hizmet ettiği kişinin siyasi hatalarıyla ve Bayan Kenton’a karşı dile getiremediği duygularla yüzleşmesine dönüşür. Eser; görev, sadakat, pişmanlık, sınıf düzeni, bastırılmış sevgi ve insanın kendi hayatını yanlış değerlendirmesi üzerine kuruludur.

Avunamayanlar, 1995’te yayımlandı. Dünyaca tanınan piyanist Ryder’ın bir konser vermek üzere geldiği isimsiz Avrupa kentinde yaşadığı gerçeküstü ve kesintili olayları anlatan roman, düş mantığına yakın yapısıyla Ishiguro’nun önceki eserlerinden ayrılır. Zaman ve mekânın sürekli değiştiği anlatıda mesleki beklentiler, aile sorumlulukları, başarısızlık korkusu, yabancılaşma ve iletişimsizlik işlenir.

Öksüzlüğümüz, 2000’de yayımlandı. Roman, çocukluğunu Şanghay’da geçiren İngiliz dedektif Christopher Banks’in kaybolan anne ve babasını bulma çabasını konu alır. Dedektiflik anlatısının unsurlarını kullanan eser; çocukluk belleği, sömürgecilik, savaş, aidiyet ve geçmişi kusursuz bir bütün hâlinde yeniden kurma arzusunu inceler. Christopher’ın kendisine ve geçmişine ilişkin kabulleri, roman ilerledikçe güvenilirliğini kaybeder.

Beni Asla Bırakma, 2005’te yayımlandı. Kathy H., Tommy ve Ruth adlı üç arkadaşın Hailsham adlı yatılı okulda başlayan yaşamlarını anlatan roman, bilimkurgu ve distopya unsurlarını sakin bir gündelik hayat anlatısıyla birleştirir. Karakterlerin başka insanların yaşamlarını uzatmak amacıyla organ bağışlamak için yetiştirildiği dünyanın gerçekliği aşamalı olarak ortaya çıkar. Eser; ölüm, kader, özgür irade, insan bedeni, biyoteknoloji, dostluk, aşk ve insan olmanın ölçütleri üzerine yoğunlaşır.

Beni Asla Bırakma’da bilimsel sistemin ayrıntılarından çok, karakterlerin kendileri için belirlenmiş sınırlı hayatı nasıl anlamlandırdıkları öne çıkar. Kathy’nin geçmişi hatırlama biçimi, kişisel belleği hem bir sığınak hem de kaybedilen insanlarla bağ kurma aracı hâline getirir. Roman, insan yaşamının kaçınılmaz sonluluğunu olağanüstü bir dünyanın içinde değil, tanıdık duygular ve gündelik ilişkiler aracılığıyla ele alır.

Noktürnler – Müziğe ve Günbatımına Dair Öyküler, 2009’da yayımlanan beş öykülük bir kitaptır. Müzisyenleri, şarkıcıları ve müzik çevresindeki insanları konu alan öykülerde yaşlanma, sanatçı olma arzusu, başarısızlık, evlilik, görünüş, şöhret ve kaybolan gençlik umutları işlenir. Müzik, kitaptaki karakterler arasında bağ kuran ve geçmişte kalan duyguları yeniden harekete geçiren temel unsurdur.

Gömülü Dev, 2015’te yayımlandı. Roma egemenliği sonrasındaki Britanya’yı andıran fantastik bir coğrafyada geçen roman, yaşlı Axl ve Beatrice’in oğullarını bulmak için çıktıkları yolculuğu anlatır. Toplumsal belleği örten gizemli sis, geçmişte yaşanan savaşların ve katliamların unutulmasını sağlar. Eser; bireysel ve kolektif hafıza, bağışlama, intikam, tarihsel şiddet, evlilik ve sevginin unutma karşısındaki dayanıklılığını inceler.

Klara ile Güneş, 2021’de yayımlandı. Roman, bir mağazada satılmayı bekleyen yapay arkadaş Klara’nın gözünden anlatılır. Klara, hasta bir genç olan Josie’ye arkadaşlık etmek üzere seçildikten sonra insan sevgisini, yalnızlığı, sınıfsal eşitsizliği ve çocuklar üzerinde uygulanan biyolojik müdahaleleri gözlemler. Yapay zekâ anlatıcısı aracılığıyla insan bilinci, fedakârlık, inanç, sevilen kişinin yerinin doldurulup doldurulamayacağı ve teknolojinin insan ilişkileri üzerindeki etkileri tartışılır.

Ishiguro romanın yanı sıra sinema ve televizyon için senaryolar yazdı. A Profile of Arthur J. Mason ve The Gourmet adlı televizyon filmlerinin senaryolarını hazırladı; Dünyanın En Hüzünlü Müziği’nin ortak senaristleri arasında yer aldı ve Beyaz Kontes filminin senaryosunu yazdı. Akira Kurosawa’nın Ikiru filminden uyarlanan Living için hazırladığı senaryo, Akademi ve BAFTA ödüllerine aday gösterildi.

Müzikle gençlik yıllarından beri ilgilenen Ishiguro, caz şarkıcısı Stacey Kent için şarkı sözleri yazdı. Jim Tomlinson ile birlikte hazırladığı sözler çeşitli albümlerde kullanıldı. Bu çalışmalar daha sonra The Summer We Crossed Europe in the Rain adlı kitapta bir araya getirildi. Müzik, yalnızca şarkı sözü çalışmalarında değil, Avunamayanlar ve Noktürnler başta olmak üzere edebî eserlerinde de önemli bir anlatı unsurudur.

Kazuo Ishiguro, 2017 Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görüldü. Nobel değerlendirmesinde romanlarının güçlü duygusal yapısıyla insanın dünyayla kurduğunu düşündüğü bağların altındaki kırılganlığı açığa çıkardığı vurgulandı. Günden Kalanlar ile kazandığı Booker Ödülü’nün yanı sıra farklı ülkelerde çok sayıda edebiyat ve kültür nişanına layık görüldü. 2018’de edebiyata hizmetlerinden dolayı şövalyelik unvanı aldı.

Ishiguro’nun eserlerinde bellek, zaman, kendini kandırma, bastırılmış duygular, pişmanlık, görev, sadakat, kayıp ve insanın geçmişi yeniden yorumlama çabası sürekli olarak öne çıkar. Anlatıcıları çoğu zaman kendi yaşamlarındaki temel gerçeği göremeyen ya da doğrudan ifade edemeyen kişilerdir. Okur, anlatıcının söyledikleri kadar sustuklarını, atladıklarını ve çarpıttıklarını da değerlendirmek zorunda kalır.

Yazar, tarihsel roman, psikolojik roman, bilimkurgu, distopya, fantastik kurgu, dedektiflik anlatısı ve öykü gibi farklı türlerden yararlanmasına rağmen bütün eserlerinde insanın sınırlı bilgisiyle kendi hayatına anlam verme çabasını inceler. Ölçülü, sade ve duyguları doğrudan açıklamaktan kaçınan anlatımı, büyük ahlaki ve toplumsal sorunları gündelik davranışlar ve sessiz kişisel kırılmalar üzerinden görünür kılar.

#KazuoIshiguro #BritanyalıYazar #Roman #BeniAslaBırakma #GündenKalanlar #KlaraİleGüneş #GömülüDev #Noktürnler #Bellek #Kimlik #Distopya #NobelEdebiyatÖdülü