Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
1 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 05-11-1926
Doğum yeri Londra
Ölüm tarihi 02-01-2017

John Peter Berger, 5 Kasım 1926’da Londra’nın Stoke Newington bölgesinde doğdu. Çocukluğunu İngiltere’de geçirdi ve Oxford’daki St Edward’s School’da öğrenim gördü. On altı yaşında okuldan ayrılarak sanat eğitimine yöneldi.

Londra’daki Central School of Arts and Crafts’ta resim eğitimi almaya başladı. 1944’te askere alındı ve 1946’ya kadar Britanya ordusunda görev yaptı. Subaylık yolunu seçmeyerek er ve alt rütbeli askerlerle birlikte bulunması, sınıf ilişkileri ve kurumsal otorite üzerine sonraki düşüncelerini etkileyen deneyimlerden biri oldu.

Askerlikten sonra Chelsea School of Art’ta eğitimini sürdürdü. Resim yaptı, çizim dersleri verdi ve 1940’ların sonuyla 1950’lerin başında Londra’daki çeşitli galerilerde eserlerini sergiledi. Görsel sanatlarla doğrudan uğraşması, daha sonra geliştireceği sanat eleştirisinin temelini oluşturdu.

Berger, sanat üzerine ilk konuşmalarını radyo için hazırladı. Ardından Tribune ve başka süreli yayınlarda yazmaya başladı. 1952’den itibaren New Statesman’da yayımlanan sanat eleştirileriyle daha geniş bir okur kitlesine ulaştı.

Eleştirilerinde sanat eserlerini yalnızca biçim, teknik veya kişisel yetenek açısından değerlendirmedi. Bir resmin üretildiği tarihsel koşulları, sınıfsal ilişkileri, mülkiyet düzenini ve sanat kurumlarının rolünü de incelemeye yöneldi. Marksist düşünce, sanat ile toplumsal yapı arasında kurduğu ilişkinin temel kaynaklarından biri oldu.

İlk romanı A Painter of Our Time 1958’de yayımlandı. Roman, 1956 Macar Ayaklanması sonrasında Londra’da yaşayan Macar ressam Janos Lavin’in günlüğü ve kayboluşu çevresinde sanatçının siyasal sorumluluğunu, sürgünü ve yaratıcı çalışmayı tartıştı.

Sanat yazılarından oluşan Permanent Red 1960’ta yayımlandı. Kitapta sanatın gündelik ve siyasal yaşamdan ayrı, özerk bir güzellik alanı olarak ele alınmasına karşı çıktı. Eserlerin tarihsel çatışmalar ve insanların çalışma koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

The Foot of Clive 1962’de, Corker’s Freedom ise 1964’te yayımlandı. Bu romanlarda hastalık, bakım, küçük işletme yaşamı, kişisel özgürlük ve bireyin toplumsal çevresi karşısındaki sınırlılığı üzerinde durdu.

Berger 1962’de Britanya’dan ayrıldı ve önce İsviçre’nin Cenevre kentinde yaşamaya başladı. İngiliz sanat ve edebiyat kurumlarından uzaklaşması, kendisinin zaman zaman “gönüllü sürgün” olarak tanımlanan uzun Avrupa döneminin başlangıcı oldu.

The Success and Failure of Picasso 1965’te yayımlandı. Berger, Picasso’nun olağanüstü biçimsel yeteneğini kabul ederken sanatçının şöhret, piyasa, siyaset ve kişisel mitolojiyle ilişkisini eleştirel biçimde değerlendirdi. Kitap, hayranlık ile sorgulamayı aynı metinde birleştiren sanat yazarlığının belirgin örneklerinden biri oldu.

Fotoğrafçı Jean Mohr ile ilk kapsamlı ortak çalışması A Fortunate Man 1967’de yayımlandı. Kitap, İngiltere’nin kırsal bir bölgesinde çalışan doktor John Sassall’ın hastalarıyla ilişkisini Berger’ın metinleri ve Mohr’un fotoğrafları aracılığıyla anlattı. Hekimliği yalnızca tıbbi müdahale değil, dinleme, tanıma ve topluluk içinde sorumluluk üstlenme biçimi olarak inceledi.

Art and Revolution ile The Moment of Cubism 1969’da yayımlandı. Berger, devrimci sanatın ne anlama gelebileceğini, sanatçının siyasal kurumlarla ilişkisini ve Kübizmin modern dünyayı algılama biçimindeki tarihsel yerini tartıştı.

Berger’ın en çok tanınan çalışmalarından Ways of Seeing, 1972’de BBC için hazırlanan dört bölümlük televizyon dizisi olarak yayımlandı. Mike Dibb, Sven Blomberg, Chris Fox ve Richard Hollis’le birlikte gerçekleştirilen yapım, daha sonra aynı yıl kitaplaştırıldı. Türkçede Görme Biçimleri adıyla bilinen eser, sanat görüntülerinin çoğaltılmasının anlamı nasıl değiştirdiğini; yağlıboya geleneği, mülkiyet, kadın bedeninin temsili ve reklam kültürü arasındaki ilişkileri inceledi.

Aynı yıl yayımlanan G., yirminci yüzyılın başlarında Avrupa’da dolaşan modern bir Don Juan figürünü tarih, cinsellik, siyaset ve sınıf ilişkileri içinde anlattı. Roman, doğrusal olay örgüsünü kesintiye uğratan denemeler, tarihsel yorumlar ve görsel düzenlemeler içeriyordu. G., 1972 Booker Ödülü’nü ve James Tait Black Memorial Prize’ı kazandı.

Berger, Booker Ödülü konuşmasında ödülün sponsoru Booker McConnell şirketinin sömürgecilik geçmişini eleştirdi. Ödül parasının yarısını Britanya’daki Siyah Panterler hareketine verdi; diğer yarısını ise Avrupa’daki göçmen işçiler üzerine hazırlayacağı araştırmada kullandı.

Bu araştırma, Jean Mohr’un fotoğraflarıyla hazırlanan A Seventh Man adıyla 1975’te yayımlandı. Kitap, Avrupa’nın sanayi merkezlerine çalışmak için gelen göçmenlerin yolculuklarını, ailelerinden ayrılmalarını, emeklerinin ekonomik sistem içindeki yerini ve görünmezleştirilmelerini inceledi.

Berger, 1970’lerde İsviçreli yönetmen Alain Tanner’la sinema alanında da çalıştı. The Salamander, The Middle of the World ve Jonah Who Will Be 25 in the Year 2000 filmlerinin senaryolarına katkıda bulundu. Bu filmlerde gündelik yaşam, siyasal hayal kırıklığı, göç, aşk ve 1968 sonrasındaki toplumsal arayışlar öne çıktı.

1974’te Fransa’nın Haute-Savoie bölgesindeki Quincy köyüne yerleşti. Köylülerle birlikte yaşaması ve tarımsal çalışma düzenini yakından gözlemlemesi, Into Their Labours üçlemesinin oluşmasını sağladı.

Üçlemenin ilk kitabı Pig Earth 1979’da yayımlandı. Once in Europa 1986’da, Lilac and Flag ise 1990’da seriyi tamamladı. Bu eserler Avrupa köylülüğünün toprağa bağlı yaşamından sanayi kentlerine ve göçmen işçiliğine uzanan dönüşümünü öykü, roman, şiir ve belgesel anlatım arasında kurdu.

About Looking 1980’de yayımlandı. Hayvanlar, fotoğraf, resim, savaş görüntüleri ve bakışın iktidarı üzerine yazıları bir araya getirdi. Jean Mohr’la hazırladığı Another Way of Telling 1982’de fotoğrafın anlamını, görüntü dizilerini, bağlamı ve anlatı kurma gücünü araştırdı.

And Our Faces, My Heart, Brief as Photos 1984’te yayımlandı. Şiir, deneme, anı ve felsefi düşünce arasında ilerleyen kitapta zaman, aşk, ayrılık, mekân ve ölüm üzerinde durdu. The Sense of Sight 1985’te farklı dönemlerde yazdığı sanat ve kültür denemelerini bir araya getirdi.

To the Wedding 1995’te yayımlandı. Roman, ölümcül bir hastalıkla yaşayan genç bir kadının düğününe giden aile üyelerinin yolculuklarını farklı anlatıcıların sesleriyle aktardı. Photocopies 1996’da kısa anlatıları, çizimleri, anıları ve gündelik gözlemleri bir araya getirdi.

King: A Street Story 1999’da yayımlandı. Evsiz insanların yaşadığı bir çevreyi bir köpeğin bakış açısından anlattı. The Shape of a Pocket 2001’de sanat, direniş, temsil ve dayanışma üzerine denemelerini topladı.

Berger, 2002’de Lannan Literary Award for Lifetime Achievement ile onurlandırıldı. Aynı kurum tarafından daha önce, 1989’da kurmaca alanındaki çalışmaları için Lannan Literary Award’a değer görülmüştü.

Here Is Where We Meet 2005’te yayımlandı. Anlatıcı, Lizbon, Cenevre, Kraków ve başka şehirlerde ölmüş yakınlarıyla yeniden karşılaşır. Kitap, gezi anlatısı, otobiyografi, kurmaca ve ölülerle konuşma biçimlerini iç içe geçirdi.

The Red Tenda of Bologna, Türkçedeki adıyla Bologna’nın Kırmızı Tenteleri, 2007’de yayımlandı. Kısa metin, Bologna’nın sokakları, mimarisi ve kırmızı tenteleriyle Berger’ın amcası Edgar’a ilişkin anıları arasında ilerler. Amcanın kişiliği, Bologna’da yaşamış ressam Giorgio Morandi’nin sade nesne dünyası ve görme biçimiyle ilişkilendirilir.

Eserde şehir, yalnızca gezilen fiziksel bir mekân değildir. Renkler, sokak ayrıntıları, resimler ve kişisel anılar aracılığıyla ölülerle yeniden karşılaşılabilen zihinsel bir alana dönüşür. Berger, gündelik bir mimari unsurdan aile belleğine, resim sanatına ve ölüm düşüncesine ulaşan yoğun bir çağrışım ağı kurar.

Hold Everything Dear 2007’de, From A to X 2008’de, Why Look at Animals? 2009’da ve Bento’s Sketchbook 2011’de yayımlandı. Bu kitaplarda savaş, sürgün, hayvanlar, çizim, siyasal direniş ve filozof Baruch Spinoza çevresinde geliştirdiği düşünceler öne çıktı.

Berger, edebî üretimi boyunca fotoğrafçılar, ressamlar, tasarımcılar, yönetmenler ve başka yazarlarla ortak çalışmalar yürüttü. Jean Mohr, Alain Tanner, Mike Dibb, Richard Hollis, Nella Bielski, Selçuk Demirel ve ailesinin bazı üyeleri bu ortak üretimlerin başlıca isimleri arasındaydı.

2010’da edebî arşivinin önemli bir bölümünü British Library’ye verdi. Arşiv; kitap taslakları, araştırma notları, yayımlanmamış metinler, mektuplar, basın belgeleri ve çizimlerden oluşmaktadır.

Collected Poems 2014’te, sanatçılar üzerine yazılarından hazırlanan Portraits 2015’te ve son dönem denemelerini içeren Confabulations 2016’da yayımlandı. Berger yaşamının son döneminde yazmayı, çizmeyi ve farklı kuşaklardan sanatçılarla ortak çalışmalar yapmayı sürdürdü.

John Berger 2 Ocak 2017’de Fransa’nın Antony kentinde öldü. Roman, şiir, sanat eleştirisi, fotoğraf, sinema ve çizim arasında kurduğu ilişkiler; görmenin toplumsal koşullarını, sıradan insanların emeğini ve kişisel deneyimin tarih içindeki yerini araştıran geniş bir külliyat oluşturdu.

#JohnBerger #BolognanınKırmızıTenteleri #TheRedTendaOfBologna #GörmeBiçimleri #SanatEleştirisi #GörselKültür #G #BookerÖdülü #Fotoğraf #Göç #Bellek #GiorgioMorandi