Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 1951
Ölüm tarihi 1976

Jill Tomlinson, hayvan karakterleri merkezine alan çocuk kitaplarıyla tanınan Britanyalı yazardır. 1931’de doğdu. Kısa yazarlık yaşamına rağmen korku, merak, büyüme, aile, dayanışma, bağımsızlık ve kendini tanıma gibi çocukluk deneyimlerini farklı hayvan türlerinin yaşam özellikleriyle birleştiren kalıcı bir çocuk edebiyatı külliyatı oluşturdu.

Tomlinson başlangıçta yazarlık kariyeri planlamıyordu. Opera şarkıcılığı alanında eğitim aldı ve sesinin olgunlaşmasını beklediği dönemde aile kurdu.

Ancak genç yaşta ortaya çıkan ciddi sağlık sorunları yaşamının yönünü değiştirdi. Kendisine daha sonra multipl skleroz teşhisi kondu. Hastalık ilerledikçe hareket etmesi ve konuşması zorlaşmasına rağmen yaratıcı üretimden vazgeçmedi.

Opera kariyerini sürdüremeyince enerjisini başka bir alana yöneltmek amacıyla gazetecilik kursuna başladı. Kursun daha üçüncü dersinde gazetecilikten çok çocuklar için öykü yazmak istediğini fark etti.

Bu karar Tomlinson’ın kısa fakat etkili çocuk edebiyatı kariyerinin başlangıcı oldu.

Yazarlığının temelini hayvanlar oluşturdu. Ancak hayvanları yalnızca insan çocukların özelliklerini taşıyan kostümlü karakterler olarak kullanmadı. Her kitabında seçtiği hayvan türünün doğal yaşamı, beslenmesi, çevresi ve davranışları anlatının önemli parçaları hâline geldi.

Hayvanlarla ilgili ayrıntıların doğru olmasına önem verdi. Hastalığının ilerlediği dönemde araştırma yapmak zorlaştığında ailesi, ihtiyaç duyduğu hayvan bilgilerini toplamasına yardımcı oldu.

Tomlinson’ın erken dönem ve kronolojik olarak ilk önemli hayvan anlatısı Hilda the Hen 1967’de yayımlandı. Kitap daha sonraki baskılarda The Hen Who Wouldn’t Give Up adıyla tanındı.

Eserin merkezindeki Hilda küçük, çilli ve son derece kararlı bir tavuktur. Teyzesini ve yeni doğan civcivleri ziyaret etmek istemesi onu çiftliğinin dışına çıkan beklenmedik bir yolculuğa sürükler.

Hilda’nın yolculuğu kitabın temel karakter özelliğini ortaya çıkarır: vazgeçmemek. Karşılaştığı ulaşım araçları, insanlar ve engeller hikâyenin mizahi macera yönünü oluştururken Hilda’nın kararlılığı çocuk okura dayanıklılık ve hedefe yönelme duygusunu aktarır.

Eser Türkiye’de Pes Etmeyen Tavuk adıyla yayımlandı ve Gökçe Ateş Aytuğ tarafından Türkçeye çevrildi.

1968’de yayımlanan The Owl Who Was Afraid of the Dark, Tomlinson’ın zaman içinde en çok tanınan eserine dönüştü.

Romanın başkişisi Plop, Türkçe baskıdaki adıyla Şlop, bir peçeli baykuş yavrusudur. Fiziksel olarak diğer baykuşlardan hiçbir farkı yoktur ancak baykuş yaşamı açısından büyük bir problemi vardır: karanlıktan korkmaktadır.

Şlop’un annesi ona karanlıktan korkmamasını doğrudan söylemek yerine çevresindeki farklı insanlarla konuşmasını önerir. Böylece Şlop, gecenin kendileri için ne ifade ettiğini anlatan farklı karakterlerle karşılaşır.

Her karşılaşma karanlığın başka bir yönünü açar. Gece kimi zaman eğlenceli, kimi zaman gerekli, kimi zaman güzel, kimi zaman heyecan verici ve kimi zaman huzur verici olabilir.

Şlop’un korkusu tek bir cesaret gösterisiyle bir anda ortadan kalkmaz. Karanlık hakkında yeni deneyimler ve yeni bakış açıları kazandıkça düşüncesi değişir.

Bu yapı Tomlinson’ın çocuk psikolojisine yaklaşımının temel özelliklerinden birini gösterir. Çocuğa “korkmamalısın” denmez; korktuğu şey hakkında güvenli biçimde deneyim kazanabileceği bir yolculuk oluşturulur.

The Owl Who Was Afraid of the Dark daha sonra kısaltılmış resimli kitap biçimine de uyarlandı. Paul Howard’ın resimlediği modern baskılar eserin uluslararası dolaşımında önemli rol oynadı.

Türkiye’de Karanlıktan Korkan Baykuş adıyla yayımlanan eser de Paul Howard’ın çizimleri ve Gökçe Ateş Aytuğ’un çevirisiyle okura ulaştı.

1972 tarihli The Cat Who Wanted to Go Home, Tomlinson’ın hayvan öykülerinde mekân ve yolculuk temasını genişletti.

Romanın merkezindeki Suzy, Fransa’da bir balıkçı ailesinin yanında yaşayan meraklı bir kedidir. Bir sıcak hava balonunun sepetine girmesi sonucunda istemeden Manş Denizi’ni aşarak İngiltere’ye gider.

Suzy’nin bütün amacı yeniden Fransa’daki evine ulaşmaktır. Deniz, ulaşım araçları ve insanlarla kurduğu ilişkiler onun geri dönüş yolculuğunun parçalarına dönüşür.

Eser Türkiye’de Evine Dönmek İsteyen Kedi adıyla yayımlandı.

1973 tarihli The Aardvark Who Wasn’t Sure, kimlik ve kendini tanıma sorununu bir yavru karıncayiyen üzerinden ele aldı.

Pim bir Afrika karıncayiyenidir ancak bunun ne anlama geldiğini henüz bilmez. Başka hayvanların yapabildiklerini gözlemledikçe kendisinin neden aynı şeyleri yapamadığını sorgular.

Pim’in gelişim yolculuğu başka canlılara benzemeye çalışmaktan kendi türüne özgü yetenekleri keşfetmeye doğru ilerler.

Eser Türkiye’de Karıncanın Ne Olduğunu Bilmeyen Karıncayiyen adıyla yayımlandı.

1975’te Penguin’s Progress yayımlandı. Kitap sonraki baskılarda The Penguin Who Wanted to Find Out adıyla tanındı.

Başkarakter Otto bir imparator penguen yavrusudur. Yılın ilk doğan yavrularından biri olduğu için diğer genç penguenlerden önce hayat hakkında birçok şeyi öğrenmesi gerekir.

Antarktika’nın soğuğu, beslenme, yüzme, dalma, balık tutma ve yetişkin penguenlerin yavrularını koruma yöntemleri anlatının doğal bilgi katmanını oluşturur.

Otto’nun merakı kitabın hareket noktasını oluştururken, yaşamını sürdürmek için gereken becerileri öğrenmesi büyüme temasını güçlendirir.

Eser Türkiye’de Hayatı Keşfetmek İsteyen Penguen adıyla yayımlandı.

Tomlinson 1976’da hayatını kaybetti. Ancak yazdığı bazı eserler ölümünün ardından yayımlanmaya devam etti.

The Gorilla Who Wanted to Grow Up 1977’de yayımlandı. Kitabın başkişisi Pongo, Afrika dağlarında yaşayan genç bir gorildir.

Pongo bir an önce yetişkin olmak, babası gibi güçlü görünmek ve gümüş sırtlı bir erkek gorile dönüşmek ister.

Küçük kız kardeşinin dünyaya gelmesiyle büyümenin yalnızca bedenin değişmesi olmadığını fark etmeye başlar. Başkalarını korumak, sorumluluk almak ve topluluk içinde yer edinmek büyümenin başka boyutlarını oluşturur.

Türkiye’de Büyümek İsteyen Goril adıyla yayımlanan eser, Tomlinson’ın büyüme temasını en doğrudan başlığında taşıyan çalışmalarından biridir.

1979’da ölümünden sonra yayımlanan The Otter Who Wanted to Know, merak duygusunu bir su samuru yavrusunun dünyasında ele aldı.

Pat adlı yavru su samuru çevresindeki hemen her şey hakkında soru sormak ister. Doğa, deniz yaşamı, aile ve hayatta kalma konusunda öğrenilecek sürekli yeni şeyler vardır.

Merak burada rahatsız edici bir çocukluk özelliği olarak değil öğrenmenin doğal motoru olarak değerlendirilir.

Eser Türkiye’de Merak Eden Susamuru adıyla yayımlandı.

Tomlinson’ın bugün en fazla bilinen çocuk kitapları tavuk, baykuş, kedi, karıncayiyen, penguen, goril ve su samuru olmak üzere yedi farklı hayvan türüne odaklanır.

Bu yedi eser bazı modern yayınevleri tarafından bir seri veya hayvan öyküleri dizisi olarak birlikte yayımlansa da ortak olay örgüsüne sahip numaralı devam romanları değildir. Her kitap başka bir hayvanı, başka bir çevreyi ve farklı bir çocukluk deneyimini merkeze alan bağımsız anlatıdır.

Eserleri birbirine bağlayan şey aynı karakterler değil aynı anlatı anlayışıdır: yavru bir hayvan henüz tam olarak anlayamadığı bir sorunla karşılaşır, çevresini gözlemler, sorular sorar, deneyim kazanır ve sonunda hem dünyayı hem kendisini biraz daha iyi tanır.

Tomlinson’ın hayvan kahramanları tamamen insanlaştırılmış karakterler değildir. Baykuş gerçekten geceleri yaşamak zorundadır; penguen Antarktika koşullarını öğrenir; gorilin yetişkinliğinde gümüş sırt kazanması biyolojik gelişiminin parçasıdır; karıncayiyen kendi türünün beslenme ve kazma özelliklerini keşfeder.

Bu gerçek hayvan davranışları çocukların duygusal gelişim sorunlarıyla bir araya gelir. Böylece okur hem hayvan yaşamıyla ilgili bilgiler edinir hem de korku, merak, kimlik, sabır, aidiyet ve büyüme üzerine düşünür.

Tomlinson’ın anlatımında mizah özellikle önemlidir. Çocuk okura öğretilecek ders doğrudan açıklanmak yerine hayvanın yaptığı hatalar, yanlış anlamalar ve komik karşılaşmalar üzerinden ortaya çıkar.

Kısa bölümler, konuşmaya yakın cümleler ve güçlü karakter sesleri eserleri hem çocukların kendi başlarına okuyabileceği hem de yetişkinlerin yüksek sesle okuyabileceği kitaplar hâline getirdi.

İlk baskılarda Joanne Cole gibi çizerlerle çalışan eserler, sonraki kuşaklara özellikle Paul Howard’ın siyah-beyaz çizimleriyle ulaştı. Günümüzde Türkçe Hayvan Öyküleri baskılarında da Paul Howard’ın çizimleri kullanılır.

Tomlinson’ın eserleri yirmi beşten fazla dile çevrildi. Özellikle The Owl Who Was Afraid of the Dark onlarca yıl boyunca yeniden basılarak yazarın adıyla en fazla özdeşleşen eser hâline geldi.

Kısa yaşamına ve ilerleyen hastalığına rağmen çocuk edebiyatında belirgin bir anlatı modeli bıraktı: hayvanın gerçek dünyasını korurken onun gelişimini çocukların kendi hayatlarıyla ilişkilendirilebilecek bir keşif hikâyesine dönüştürmek.

#JillTomlinson #ÇocukEdebiyatı #HayvanÖyküleri #KaranlıktanKorkanBaykuş #PesEtmeyenTavuk #BüyümekİsteyenGoril #HayatıKeşfetmekİsteyenPenguen #EvineDönmekİsteyenKedi #MerakEdenSusamuru #KorkularıYenmek #Büyümek #Hayvanlar