Halis Aydemir, 1974 yılında Erzurum’da doğdu. Çocukluğunun bir bölümünü ailesiyle yurt dışında geçirdi; ilkokula Suudi Arabistan’ın Cidde kentindeki Medresetü’n-Nu‘mân İbn Beşîr’de başladı ve beşinci sınıfı Medine’deki Medresetü’l-İmâm eş-Şâfiî’de tamamladı.
1985’te Türkiye’ye dönerek Erzurum İmam Hatip Lisesinin orta kısmına kaydoldu. 1986’da Kur’an-ı Kerim’i ezberleyerek hafız oldu; ortaokulu 1988’de tamamladı.
Lise öğrenimini Erzurum Lisesinde sürdürdü ve 1991’de mezun oldu. Arapça ve dinî ilimlerle erken yaşta kurduğu ilişkinin yanında fen ve matematik alanlarına da ilgi duydu.
1991’de İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Fakültesi Elektrik Mühendisliği Bölümüne girdi. Mühendislik eğitimini 1995’te tamamladı.
Aynı yıl Bursa Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Temel İslam Bilimleri ve hadis alanında yüksek lisans öğrenimine başladı. Mühendislikte edindiği sistematik düşünme ve matematiksel çözümleme yaklaşımını hadis ve dinî metin araştırmalarına taşıdı.
Gelişen Teknoloji ve Allah Resulü’nün Verdiği İpuçları başlıklı teziyle 1998’de yüksek lisansını tamamladı. Çalışmada teknolojik gelişmelerle hadis metinlerinin güncel yorumları arasında ilişki kurdu.
Doktora eğitimini aynı enstitüde sürdürdü. Şemseddin es-Sehâvî’nin el-Kavlü’l-Bedî‘ fi’s-Salâti ale’l-Habîbi’ş-Şefî‘ adlı eserinin edisyon kritiğini hazırlayarak 2004’te doktor unvanını aldı.
Akademik çalışmalarında hadislerin isnad yapısını, râviler arasındaki aktarım ilişkilerini ve rivayetlerin değerlendirilmesini olasılık teorisinin kavramlarıyla incelemeye yöneldi. Geleneksel hadis usulündeki râvi, isnad ve rivayet sınıflandırmalarını matematiksel modellerle ifade etmeye çalıştı.
İhtimâlü Sıhhati’r-Rivâyât adlı Arapça çalışmasını 2006’da, İngilizce biçimi Probability of Narrations’ı ise 2007’de yayımladı. Bu eserlerde rivayet zincirlerinin güvenilirlik derecelerini sayısal modeller aracılığıyla değerlendiren bir yöntem önerdi.
Rivâyetlerin Olasılığı Teorisi Işığında Nâfi‘ Mevlâ İbn Ömer adlı çalışmasıyla 2008’de doçent oldu. Nâfi‘ üzerinden hadis aktarımını, râvi özelliklerini ve isnad modellerini olasılık yaklaşımı çerçevesinde araştırdı.
2002-2012 yılları arasında Mehmet Ali Sönmez ile birlikte İbn Hibbân’ın el-Müsnedü’s-Sahîh ale’t-Tekâsîm ve’l-Envâ adlı geniş hadis külliyatının tahkiki üzerinde çalıştı. Eserin on sekiz ciltlik ilmî neşrinin hazırlanmasına katkıda bulundu.
Tahkik çalışmalarında yazma nüshaların karşılaştırılması, metin farklılıklarının belirlenmesi, hadislerin kaynaklarının gösterilmesi ve eserin özgün tasnif sisteminin anlaşılır hâle getirilmesi üzerinde durdu.
2013’ten itibaren Kütahya Dumlupınar Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde profesör ve Hadis Anabilim Dalı öğretim üyesi olarak görev yaptı. Hadis ilimleri, hadis usulü, rivayet sistemleri ve Hz. Muhammed’in sözleri üzerine lisans ve lisansüstü dersler verdi.
Üniversitede Temel İslam Bilimleri Bölüm Başkanlığı ve Hadis Anabilim Dalı Başkanlığı gibi akademik görevler üstlendi. 2015-2020 yıllarında İslami İlimler Fakültesi Dekanlığı, 2015-2019 yıllarında ise rektör yardımcılığı yaptı.
5 Ekim 2020 ile 4 Ekim 2025 tarihleri arasında Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu üyesi olarak görev aldı. Bu dönemde güncel dinî meseleler, hadislerin anlaşılması, Kur’an tercümesi ve dinî bilginin topluma aktarılmasıyla ilgili çalışmalara katıldı.
Akademik ve kurumsal çalışmalarının yanında konferanslar, televizyon programları ve çevrim içi dersler aracılığıyla genel dinleyiciye yönelik konuşmalar yaptı. Arapça ve İngilizce bilgisinden yararlanarak klasik kaynaklarla çağdaş araştırmaları birlikte değerlendirdi.
İkili Simetrik Kitap dizisinin ilk cildini 2006’da, sonraki ciltlerini 2007’de yayımladı. Dizinin İngilizce baskıları Binary Symmetric Book adıyla hazırlandı.
Bu çalışmalarda Kur’an surelerinin sıraları, ayet sayıları ve sayısal özellikleri arasında düzenli ilişkiler bulunup bulunmadığını matematiksel çözümlemeler yoluyla araştırdı. Ortaya koyduğu modelleri Kur’an’ın mevcut tertibini inceleyen sayısal bir araştırma yöntemi olarak sundu.
Kur’an: Eşsiz ve İlahi Matematiksel Tasarım ile Miras Taksimi: Kur’an’da Hata Yok 2012’de yayımlandı. İlk kitap Kur’an’ın sure ve ayet düzenine ilişkin sayısal örüntülere, ikinci kitap ise miras ayetlerinin cebirsel ve matematiksel olarak yorumlanmasına yöneldi.
Kendini Unutma 2022’de yayımlandı. Kitapta insanın gündelik meşguliyetler içinde kendi varoluşunu, sorumluluğunu ve yaratıcıyla ilişkisini gözden kaçırmasını ele aldı; farkındalık, irade, zaman ve hayatın amacı üzerinde durdu.
Yaldızlı Fısıltılar 2025’te yayımlandı. Eserde ateizm, deizm, agnostisizm, sekülerizm, pozitivizm, determinizm, hümanizm ve farklı çağdaş düşünce akımlarını Kur’an ve sünnet merkezli bir bakışla değerlendirdi.
Ben, Sen ve O: Vahyin Gölgesinde Düşünceler 2026’da yayımlandı. İnsanların kendileriyle, çevrelerindeki kişilerle ve Allah’la kurdukları ilişkileri irade, sorumluluk, kulluk, denge ve anlam arayışı çevresinde ele aldı.
Literda: Allah ile Randevu, Mayıs 2026’da Timaş İnanç tarafından yayımlandı. Kitabın adı, Hz. Musa’nın “Rabbim, razı olasın diye sana gelmekte acele ettim” anlamındaki yakarışında bulunan li-terdâ ifadesinden hareketle oluşturuldu.
Eserde Hz. Musa, Hz. İbrahim ve Hz. Muhammed başta olmak üzere peygamberlerin dualarını ve Allah’la kurdukları hitap ilişkisini inceledi. Duayı yalnızca belirli bir isteğin karşılanmasına yönelik talep değil, kulun aczini, güvenini, sevgisini ve Allah’ın rızasını aramasını ifade eden sürekli bir ilişki biçimi olarak anlattı.
Halis Aydemir’in akademik eserleri hadis usulü, rivayet teorisi, tahkik ve Kur’an’ın sayısal yapısı üzerinde yoğunlaşırken genel okura yönelik kitapları insanın varoluşu, iman, dua, irade, farkındalık ve kulluk bilincine yönelir. Mühendislik ve ilahiyat eğitimini aynı çalışma çizgisinde buluşturması, yazarlığının belirgin özelliklerinden biridir.
#HalisAydemir #Literda #AllahİleRandevu #Hadis #HadisUsulü #Kur’anAraştırmaları #Dua #RivayetTeorisi #İslamDüşüncesi #Kulluk #Farkındalık #DinîDüşünce
Halis Aydemir’in Bibliosfer profili hadis, hadis usulü, rivayet teorisi, tahkik, Kur’an araştırmaları, matematiksel çözümleme, dinî düşünce, insanın varoluşu, dua, irade, kulluk ve farkındalık eksenlerinde şekillenir.
Aydemir’in çalışma çizgisinin ayırt edici yönü, elektrik mühendisliği eğitimiyle hadis ve ilahiyat araştırmalarını aynı düşünsel zeminde buluşturmasıdır. Sistem, bağlantı, olasılık, tutarlılık ve model kavramlarını dinî metinlerin aktarım yapısını incelemek için kullanır.
Mühendislik yaklaşımı eserlerinde yalnızca sayısal işlem biçiminde görülmez. Bir bütünü oluşturan unsurların birbirleriyle nasıl ilişki kurduğunu, bilginin hangi kanallardan geçtiğini ve değişkenlerin sonucu nasıl etkilediğini araştıran sistematik bir bakış oluşturur.
Hadis rivayet sistemine yönelik çalışmalarında metinden önce aktarım zincirine yoğunlaşır. Bir hadisin hangi râviler aracılığıyla, kaç farklı yoldan ve hangi bağlantılar üzerinden sonraki kuşaklara ulaştığını modellenebilir bir iletişim ağı olarak ele alır.
Olasılık teorisi, kesin hüküm vermekten çok farklı rivayet yollarının göreli durumlarını sayısal biçimde ifade etme amacı taşır. Râvilerin özellikleri, zincirdeki bağlantılar ve alternatif isnadlar modelin değişkenleri hâline gelir.
Bu yaklaşım, geleneksel hadis usulündeki sahihlik değerlendirmelerini matematiksel bir dile aktarma girişimidir. Râvi güvenilirliği ve rivayet zinciri gibi nitel bilgiler, karşılaştırılabilir katsayı ve modellerle ifade edilmeye çalışılır.
Nâfi‘ Mevlâ İbn Ömer üzerine çalışması, önerdiği yöntemin belirli bir tarihsel râvi ve onun rivayet ağı üzerinde uygulanmasını temsil eder. Tek bir râvinin hadis geleneğindeki yeri, bağlı olduğu hocalar ve öğrenciler aracılığıyla incelenir.
Tahkik faaliyetleri, teorik model çalışmalarının yanında klasik hadis metinleriyle doğrudan ilişki kurduğunu gösterir. Yazma nüshaların karşılaştırılması, eksiklerin belirlenmesi ve metnin ilmî neşre hazırlanması ayrıntılı filolojik çalışma gerektirir.
İbn Hibbân’ın el-Müsnedü’s-Sahîh ale’t-Tekâsîm ve’l-Envâ adlı eserinin alışılmış fıkıh bölümlerinden farklı tasnifi, metnin anlaşılmasını doğrudan etkiler. Aydemir’in çalışması, hadislerin sıralanış mantığını ve eser içindeki bağlantıları görünür kılmaya yönelir.
Kur’an üzerine sayısal çalışmalarında surelerin sıra numaraları ve ayet sayıları arasındaki ilişkileri araştırır. Kur’an metninin mevcut tertibini, matematiksel örüntüler taşıyıp taşımadığı sorusuyla inceler.
İkili Simetrik Kitap dizisinde sayı çiftleri, simetri ve dizilim kavramları öne çıkar. Matematik, burada dinî anlamın yerine geçen bir açıklama değil, metnin yapısal özelliklerini incelemek için kullanılan bir araştırma aracıdır.
Miras Taksimi: Kur’an’da Hata Yok, sayısal yöntemi belirli bir fıkhî ve metinsel tartışmaya uygular. Miras ayetlerinde belirtilen payları koşullu cebirsel denklemler biçiminde yorumlayarak farklı mirasçı birleşimlerinin nasıl çözülebileceğini göstermeye yönelir.
Akademik çalışmalarında hadis aktarımı ve metin yapısı öne çıkarken genel okura yönelik eserlerinde insanın yaratıcıyla ilişkisi belirleyici hâle gelir. Bu kitaplar araştırma monografisinden çok dinî düşünce, tefekkür ve kişisel farkındalık metinleri olarak konumlanır.
Kendini Unutma’nın merkezinde insanın kendi varoluş sürecinden uzaklaşması bulunur. Gündelik sorumluluklar, çalışma düzeni ve alışkanlıklar içinde hayatın kaynağına ve yönüne ilişkin temel soruların geri plana atılması ele alınır.
Kitaptaki “kendini hatırlama”, bireyin yalnızca psikolojik özelliklerini tanıması anlamına gelmez. Nereden geldiği, hangi imkânlarla yaşadığı, iradesini nasıl kullandığı ve yaşamının hangi yöne ilerlediği üzerinde düşünmesini kapsar.
Ben, Sen ve O, varoluş düşüncesini ilişki kavramı üzerinden genişletir. “Ben” kişinin kendisini, “Sen” başka insanlarla kurduğu bağı, “O” ise bütün ilişkilerin anlamını ve sorumluluk çerçevesini belirleyen Allah’ı temsil eder.
Bu üçlü yapı içinde insan bütünüyle bağımsız veya yalnız bir varlık olarak ele alınmaz. Kendi iradesini kullanırken başkalarının haklarını ve yaratıcıya karşı sorumluluğunu birlikte gözetmesi gerekir.
Yaldızlı Fısıltılar, çağdaş düşünce akımlarını inanç merkezli bir değerlendirmeye tabi tutar. Farklı “izm”leri insanın özgürlük, mutluluk, anlam, ahlak ve varoluş sorularına verdikleri cevaplar üzerinden inceler.
Eserin temel karşıtlığı hakikatin yalın çağrısıyla etkileyici fakat yanıltıcı olduğu düşünülen söylemler arasındadır. Yazar, modern düşünce akımlarının kavramlarını Kur’an, sünnet ve fıtrat anlayışı karşısında değerlendirir.
Literda, düşünce ve tartışma merkezli önceki kitaplardan dua ve peygamber örnekliğine yönelir. Kitapta insanın Allah’la ilişkisi, peygamberlerin yakarışları ve yaşadıkları sınanmalar üzerinden anlatılır.
“Li-terdâ” ifadesi Allah’ın rızasını bütün dünyevi amaçların önüne yerleştiren kulluk tutumunu temsil eder. Hz. Musa’nın Tûr’a aceleyle yönelmesi, ibadetin zorunlu bir görevden sevinçle karşılanan buluşmaya dönüşmesinin örneği olarak kullanılır.
Aydemir’in dua anlayışında dua yalnızca istenilen sonuca ulaşma yöntemi değildir. Kulun güçsüzlüğünü kabul etmesi, Allah hakkındaki olumlu zannını koruması ve değişen koşullar içinde ilişkiyi sürdürmesi anlamına gelir.
Peygamber kıssaları geçmişte yaşanmış olayların aktarımıyla sınırlı kalmaz. Hastalık, yalnızlık, korku, bekleyiş ve belirsizlik yaşayan çağdaş insanın kendi durumunu değerlendirebileceği örnekler olarak yorumlanır.
Genel okura yönelik eserlerinde akademik terimleri azaltan, doğrudan hitaba ve gündelik örneklere dayanan bir anlatım kullanır. Soru, tekrar, ayet yorumu ve kişisel muhasebe çağrısı metnin düşünsel ritmini oluşturur.
Halis Aydemir’in Bibliosfer’deki temel sınıflandırma alanları hadis araştırmaları, hadis usulü, rivayet teorisi, tahkik, Kur’an’ın yapısal ve sayısal incelenmesi, çağdaş dinî düşünce, dua, insanın varoluşu, irade, farkındalık ve kulluktur. Çalışmalarını ayırt eden temel özellik, matematiksel ve sistematik çözümlemeyi klasik İslam ilimleriyle; akademik araştırmayı ise genel okura yönelik tefekkür diliyle birleştirmesidir.
Li Terda
Kendini Unutma
Ben, Sen ve O Vahyin Gölgesinde Düşünceler