Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
1 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 1960
Doğum yeri New Jersey

George Jack Makari, 9 Temmuz 1960’ta Amerika Birleşik Devletleri’nin New Jersey eyaletindeki Plainfield kentinde doğdu. Eğitimini Brown University, Cornell University Medical College ve Columbia University Center for Psychoanalytic Training and Research çizgisinde sürdürdü. Tıp, psikiyatri, psikanaliz ve tarih alanlarını bir araya getiren akademik bir çalışma alanı kurdu.

Makari, Cornell University Medical College’da tıp eğitimini tamamladıktan sonra Payne Whitney Clinic’te psikiyatri ihtisası yaptı. Daha sonra Columbia University Center for Psychoanalytic Training and Research’te psikanalitik eğitim aldı. Klinik psikiyatri, psikoterapi, psikanaliz ve zihinsel yaşamın tarihsel oluşumu, onun yazarlık ve akademik üretiminde birlikte ilerleyen alanlar hâline geldi.

Weill Cornell Medicine’da psikiyatri profesörü olarak görev yaptı. Aynı kurumda DeWitt Wallace Institute of Psychiatry: History, Policy, and the Arts’ın direktörlüğünü üstlendi. Bu enstitü, psikiyatri tarihini yalnızca tıp tarihi olarak değil, politika, sanat, kültür, etik ve beşerî bilimlerle ilişkili geniş bir düşünce alanı olarak ele alan çalışmaları destekleyen bir merkez niteliği taşır.

George Makari’nin yazarlığında psikiyatri ve psikanaliz tarihi, modern insanın kendini anlama biçimleriyle birlikte düşünülür. Onun eserleri, yalnızca belirli kurumların ya da kuramların tarihini anlatmaz; “zihin”, “benlik”, “iç dünya”, “psikanaliz”, “yabancı”, “korku” ve “öteki” gibi kavramların modern dönemde nasıl kurulduğunu araştırır. Bu yönüyle Makari, psikiyatri tarihçisi olduğu kadar modern öznenin düşünce tarihini yazan bir araştırmacıdır.

Revolution in Mind: The Creation of Psychoanalysis, Makari’nin psikanaliz tarihi üzerine en önemli eserlerinden biridir. Kitap, Sigmund Freud’un düşüncesini merkeze almakla birlikte psikanalizin doğuşunu yalnızca Freud’un bireysel dehasına indirgemez. 19. yüzyıl sonu Avrupa tıbbı, nöroloji, psikopatoloji, hipnoz, cinsellik araştırmaları, Fransız psikiyatri geleneği, Viyana çevresi ve psikanalitik toplulukların oluşumu bu anlatının temel unsurlarıdır.

Revolution in Mind, psikanalizi bir fikirler sistemi kadar bir hareket, kurum, tartışma ve ayrışma tarihi olarak ele alır. Freud’un çevresinde oluşan ilk psikanalitik topluluğun nasıl büyüdüğünü, nasıl bölündüğünü, farklı kuramsal yönlere ayrıldığını ve Avrupa’daki siyasal felaketler karşısında nasıl dağıldığını inceler. Bu eser, psikanalizin tarihini kahraman merkezli bir anlatıdan çıkarıp çok aktörlü, çok merkezli ve kurumsal bir tarihe dönüştürür.

Makari bu kitapta Freud’un yanı sıra Josef Breuer, Jean-Martin Charcot, Pierre Janet, Alfred Adler, Carl Gustav Jung, Sándor Ferenczi, Melanie Klein, Anna Freud ve başka birçok figürü psikanaliz tarihinin karmaşık ağı içinde değerlendirir. Böylece psikanaliz, tek kişinin icadı değil, tıp, felsefe, psikoloji, klinik deneyim, Avrupa kültürü ve modern iç dünya anlayışının kesişiminde ortaya çıkan bir düşünce biçimi olarak görünür.

Soul Machine: The Invention of the Modern Mind, Makari’nin modern zihin kavramının doğuşunu incelediği kapsamlı tarih çalışmasıdır. Bu kitap, Batı düşüncesinde “ruh” kavramından “zihin” kavramına geçişi, bilimsel devrim, Aydınlanma, dinî otoritenin zayıflaması, mekanik doğa anlayışı, beden-ruh tartışmaları ve bilinç fikrinin gelişimi bağlamında ele alır.

Soul Machine, modern insanın kendisini “zihin sahibi” bir varlık olarak düşünmesinin tarihsel bir süreç olduğunu gösterir. Makari’ye göre modern zihin kavramı ne bütünüyle eski ruh anlayışının devamıdır ne de yalnızca biyolojik makine fikrine indirgenebilir. Zihin, ruh ile makine arasında, modern Batı’nın bilimsel, felsefi ve dinî krizleri içinde kurulan yeni bir özne tasarımıdır.

Bu eser, Descartes sonrası beden-zihin tartışmalarını, Locke, Hume, Spinoza, Leibniz, La Mettrie, Mesmer, Aydınlanma düşünürleri, akıl, bilinç, duyum, hafıza ve kişisel kimlik tartışmalarıyla birlikte ele alır. Makari, modern psikolojik insanın doğuşunu tek bir disiplinin tarihi olarak değil, felsefe, bilim, din, tıp ve kültür tarihinin kesişiminde inceler.

Korkuya ve Yabancılara Dair: Zenofobinin Tarihçesi, özgün adıyla Of Fear and Strangers: A History of Xenophobia, Makari’nin çağdaş toplumsal ve siyasal tartışmalara en doğrudan temas eden eseridir. Kitap, “zenofobi” sözcüğünün ve kavramının tarihini izleyerek yabancı korkusunun modern dünyada nasıl tanımlandığını, siyasallaştığını ve toplumsal çatışmaların diline nasıl yerleştiğini inceler.

Korkuya ve Yabancılara Dair, zenofobiyi insanlık tarihi kadar eski ve değişmez bir içgüdü gibi ele almak yerine, modern dönemde oluşan bir kavram ve açıklama biçimi olarak tartışır. Makari, yabancıya duyulan korku ve nefretin nasıl milliyetçilik, ırkçılık, sömürgecilik, göç, küreselleşme, savaşlar, soykırımlar, psikoloji ve toplumsal kimlik tartışmaları içinde farklı anlamlar kazandığını gösterir.

Kitapta zenofobi yalnızca bireysel bir korku olarak değil, kolektif hayal gücü, grup kimliği, toplumsal panik, siyasal söylem ve düşmanlaştırma mekanizmalarıyla ilişkili bir sorun olarak ele alınır. Makari, yabancıyı tehdit olarak kuran düşünce biçimlerinin, toplumsal kriz dönemlerinde nasıl güçlendiğini ve siyasi araç hâline gelebildiğini inceler.

Korkuya ve Yabancılara Dair, Richard Wright, Sigmund Freud, Jean-Paul Sartre, Simone de Beauvoir ve başka düşünürlerin yabancı, öteki, korku, ırk, kimlik ve dışlama üzerine düşüncelerini de anlatıya dahil eder. Böylece eser, yalnızca kavram tarihi değil, aynı zamanda 20. ve 21. yüzyılın siyasal ve ahlaki krizlerine ilişkin geniş bir düşünce tarihi çalışması hâline gelir.

Makari’nin bu eserindeki önemli yönlerden biri, zenofobinin ırkçılık, milliyetçilik, antisemitizm, sömürgecilik karşıtlığı, göç korkusu ve yabancı düşmanlığı gibi başlıklarla ilişkisini kurarken bu kavramları birbirine basitçe indirgememesidir. Zenofobi, onun anlatısında yabancıya yönelen korku, nefret ve dışlama duygusunun modern adlarından biri olarak incelenir.

Korkuya ve Yabancılara Dair, Anisfield-Wolf Book Award’ın kurgu dışı kategorisinde ödül kazanmış, ayrıca Elisabeth Young-Bruehl Prejudice Award ile de tanınmıştır. Bu ödüller, kitabın yalnızca psikiyatri veya tarih alanında değil, önyargı, toplumsal dışlama ve çağdaş siyasal kültür tartışmaları içinde de güçlü bir karşılık bulduğunu gösterir.

George Makari’nin yazı dili, akademik tarihçiliği geniş okura açık bir anlatımla birleştirir. Karmaşık kuramsal ve tarihsel meseleleri yalnızca uzmanlık diliyle değil, anlatı gücü yüksek, düşünsel bağlantıları açık ve disiplinlerarası bir üslupla işler. Bu nedenle eserleri psikiyatri tarihi, psikanaliz tarihi, kültür tarihi, felsefe tarihi ve siyaset düşüncesi okurları için birlikte değerlendirilebilir.

Makari’nin eserlerinde psikiyatri, yalnızca hastalıkların sınıflandırıldığı klinik bir alan değildir. Psikiyatri, modern insanın kendini nasıl tanımladığı, iç dünyasını nasıl kavradığı, korkularını nasıl adlandırdığı, toplumla ve yabancıyla ilişkisini nasıl kurduğu sorularıyla bağlantılıdır. Bu yaklaşım, onu dar anlamda tıp tarihçiliğinden daha geniş bir zihinsel ve kültürel tarih alanına yerleştirir.

George Makari, modern düşünce tarihinde “iç dünya”nın, “benlik”in ve “yabancı”nın nasıl kavramsallaştırıldığını izleyen önemli yazarlardan biridir. Revolution in Mind psikanalizin doğuşunu, Soul Machine modern zihin kavramının oluşumunu, Korkuya ve Yabancılara Dair ise yabancı korkusunun ve zenofobi kavramının tarihini inceler. Bu üç eser birlikte okunduğunda Makari’nin temel ilgisi açık biçimde görünür: modern insanın kendisini ve başkasını anlamak için kullandığı kavramların tarihsel olarak nasıl kurulduğu.

George Makari, psikiyatri, psikanaliz, düşünce tarihi ve toplumsal korkular üzerine yazdığı eserlerle çağdaş akademik yazında özel bir yerde durur. Çalışmaları, modern insanın zihnini, iç dünyasını, korkularını, önyargılarını ve yabancıyla kurduğu gerilimli ilişkiyi tarihsel derinlikle ele alır.

#AmerikalıYazar #Psikiyatr #Tarihçi #PsikanalizTarihi #GeorgeMakari #KorkuyaVeYabancılaraDair #Zenofobi #RevolutionInMind #SoulMachine #ModernBenlik #PsikiyatriTarihi #YabancıKorkusu