Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
1 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi

Christine Ulivucci, kaynaklarda Agathe Christine Ulivucci adıyla da anılır. Paris’te analitik ve transjenerasyonel yönelimli psikoterapi çalışmaları yürütür. Aile geçmişi, kuşaklar arası aktarım, mekân belleği, fotoğraf, kişisel hikâyeler, yaratıcı süreçler ve bilinçdışı miraslar üzerine yoğunlaşır.

2004’te Atelier de Recherche sur le Transgénérationnel’i kurdu. Bu çalışma alanı, bireyin yalnızca kendi kişisel tarihiyle değil, aileden, kuşaklardan, yaşanmış ve konuşulmamış olaylardan, mekânlardan ve görsel izlerden taşınan bilinçdışı etkilerle de şekillendiği fikri üzerine kuruludur. Ulivucci, bireysel danışmanlıkların yanı sıra grup çalışmaları, atölyeler ve mesleki eğitimler de yürüttü.

Yazarlığında transjenerasyonel psikanaliz, psikogenealoji, aile hikâyeleri, fotoğraf, ev ve mekân belleği temel başlıklardır. Metinlerinde aile geçmişi, bastırılmış ya da unutulmuş olaylar, aile albümleri, evler, mezarlar, yolculuklar, kayıp kişiler, sessizlikler ve kişisel hafızanın görsel izleri arasında bağ kurar.

Başlıca eserleri arasında Psychogénéalogie des lieux de vie: Ces lieux qui nous habitent ve Ces photos qui nous parlent: Une relecture de la mémoire familiale yer alır. Türkçeye çevrilen temel eseri Fotoğrafların Anlattığı – Aile Belleğini Yeniden Okumak adıyla yayımlanmıştır.

Fotoğrafların Anlattığı – Aile Belleğini Yeniden Okumak, Christine Ulivucci’nin aile fotoğrafları üzerinden bellek, bilinçdışı, kuşaklar arası aktarım ve kişisel iyileşme süreçlerini ele aldığı deneme-inceleme kitabıdır. Eserde aile albümleri, çocukluk fotoğrafları, otoportreler, tatil fotoğrafları, ev ve manzara fotoğrafları yalnızca görsel hatıralar olarak değil, aile hikâyesinin sessiz taşıyıcıları olarak okunur.

Kitabın temel yaklaşımına göre fotoğraf, geçmişi yalnızca saklayan bir nesne değildir. Aynı zamanda aile içinde konuşulmayanları, eksiklikleri, tekrarları, boşlukları, aidiyetleri, kayıpları ve kişisel konumlanmayı görünür kılabilen bir izdir. Eski bir fotoğrafa bakmak, yalnızca “kim vardı, nerede çekildi?” sorularını sormak değildir; görüntünün içinde saklanan ilişki biçimlerini, mesafeleri, tekrar eden rolleri ve aile anlatısının kırılma noktalarını da düşünmektir.

Ulivucci, fotoğrafı terapötik bir araç olarak ele alır. Fotoğrafın maddi varlığı, çerçevesi, kadrajı, bakış yönleri, eksik kişiler, tekrar eden mekânlar, ailede saklanan ya da ortada tutulan görüntüler, bireyin kendi aile hikâyesini yeniden okumasına imkân verir. Bu yaklaşım, fotoğrafı yalnızca estetik ya da belgesel bir nesne olmaktan çıkarıp kişisel ve kuşaklar arası hafızanın çalışma alanına dönüştürür.

Fotoğrafların Anlattığı’nda aile fotoğrafı, geçmiş ile bugün arasında hareket eden canlı bir bellek nesnesi olarak değerlendirilir. Fotoğraf hem varlığı hem yokluğu, hem hatırlamayı hem unutmayı, hem görünür olanı hem de görüntünün dışında bırakılanı taşır. Bu nedenle aile albümü, yalnızca nostaljik bir hatıra deposu değil; bireyin kendini, ailesini ve kuşaklar arası mirasını yeniden anlamlandırabileceği bir okuma alanıdır.

Christine Ulivucci’nin yazı dili, akademik bir fotoğraf kuramı metninden çok psikanalitik duyarlık taşıyan deneme ve uygulama diliyle ilerler. Kişisel hikâye, gözlem, aile albümü okuması, fotoğrafın maddi varlığı ve terapötik deneyim birlikte kullanılır. Bu nedenle eseri psikoloji, psikanaliz, aile belleği, fotoğraf kuramı ve kişisel gelişim alanlarının kesişiminde konumlanır.

#FransızYazar #Psikoloji #Psikanaliz #Psikoterapi #AileBelleği #Fotoğraf #FotoğraflarınAnlattığı #AileAlbümü #TransjenerasyonelPsikanaliz #Psikogenealoji #Bellek #Deneme