Barry Hines, tam adıyla Melvin Barry Hines, 30 Haziran 1939’da İngiltere’nin Güney Yorkshire bölgesinde, Barnsley yakınlarındaki Hoyland Common adlı madenci köyünde doğdu. Babası ve büyükbabası madenciydi. Çocukluğu, ekonomik ve toplumsal yaşamın büyük ölçüde kömür ocakları çevresinde şekillendiği bir işçi sınıfı topluluğunda geçti.
Ecclesfield Grammar School’da öğrenim gördü. Okul yıllarında futboldaki yeteneğiyle dikkat çekti; Barnsley takımının yedek kadrosunda oynadı ve 1957’de İngiltere ortaöğretim okulları futbol takımında yer aldı. Manchester United tarafından denemeye çağrıldığı da bilinmektedir.
Okuldan ayrıldıktan sonra National Coal Board bünyesinde çırak maden ölçümcüsü olarak çalışmaya başladı. Kömür endüstrisinin çalışma koşullarını, işçi ailelerinin yaşamını ve bölgedeki sınıfsal ilişkileri doğrudan gözlemledi. Ancak madencilik alanında kalmayarak yeniden eğitime yöneldi.
Loughborough’da beden eğitimi öğretmenliği eğitimi aldı. Mezuniyetinin ardından önce Londra’da, daha sonra Güney Yorkshire’daki okullarda beden eğitimi öğretmeni olarak çalıştı. Öğretmenlik yılları, özellikle eğitim sisteminin işçi sınıfından gelen çocuklara yaklaşımını gözlemlemesini sağladı.
Hines, derslerden sonra okul kütüphanesinde kalarak öykü ve roman taslakları yazmaya başladı. Öğrencilerin konuşma biçimleri, okul içindeki otorite ilişkileri ve gelecek beklentileri, sonraki eserlerinin önemli malzemeleri arasına girdi. Yazarlığında dışarıdan gözlemlenen bir işçi sınıfı dünyasından çok, içinde yetiştiği ve çalıştığı çevrenin deneyimlerinden yararlandı.
İlk romanı The Blinder 1966’da yayımlandı. Eser, profesyonel futbolcu olma ihtimaliyle eğitim ve iş yaşamı arasında kalan genç bir erkeği merkezine alıyordu. Futbolu yalnızca sportif başarı alanı olarak değil, işçi sınıfından gelen gençlere sunulan sınırlı toplumsal yükselme yollarından biri olarak değerlendirdi.
İkinci romanı A Kestrel for a Knave 1968’de yayımlandı. Türkçede Kerkenez adıyla bilinen eser, on beş yaşındaki Billy Casper’ın ailesi, okulu ve çevresi tarafından ihmal edildiği bir madenci kasabasındaki yaşamını anlatır. Billy’nin bulduğu bir kerkenezi eğitmesi, ona gündelik şiddetten ve kendisi için önceden belirlenmiş gelecekten geçici bir uzaklaşma alanı sağlar.
Billy, okulda başarısız kabul edilen, öğretmenleriyle sürekli çatışan ve çevresindeki yetişkinler tarafından güvenilmez görülen bir çocuktur. Buna karşılık kerkenezin bakımı ve eğitimi sırasında dikkat, sabır, bilgi edinme isteği ve sorumluluk gösterir. Roman böylece Billy’nin yetersizliğini değil, onun yeteneklerini tanımayan eğitim ve toplum düzenini sorgular.
Kerkenez, Billy için evcilleştirilmiş bir oyuncak veya bütünüyle sahip olunabilecek bir hayvan değildir. Kuşun bağımsızlığı, Billy’nin ailesi ve okuluyla kurduğu baskı altındaki ilişkinin karşısında yer alır. Billy, kerkenezi yönetmekten çok onun doğasını anlamaya ve onunla karşılıklı güvene dayanan bir bağ kurmaya çalışır.
Romanın hazırlanmasında Hines’ın öğretmenlik deneyimlerinin yanı sıra erkek kardeşi Richard Hines’ın doğancılıkla ilgilenmesi de etkili oldu. Richard Hines, kerkenezlerin bakımı ve eğitimi konusunda Barry Hines’a teknik bilgiler verdi. Bu ayrıntılar, romandaki doğancılık bölümlerinin gözleme dayalı ve inandırıcı bir yapı kazanmasını sağladı.
A Kestrel for a Knave, Ken Loach tarafından Kes adıyla sinemaya uyarlandı. Senaryoyu Barry Hines, Ken Loach ve yapımcı Tony Garnett birlikte hazırladı. David Bradley’nin Billy Casper’ı canlandırdığı film 1969’da tamamlandı ve romanın toplumsal gerçekçi atmosferini sinema diline taşıdı.
Kes, profesyonel olmayan veya canlandırdıkları çevreye yakın oyuncuların kullanılması, Güney Yorkshire mekânlarında çekilmesi ve bölgesel konuşma biçimlerini korumasıyla dikkat çekti. Film, Billy’nin kerkenezle kurduğu ilişkiyi duygusal bir kurtuluş hikâyesine indirgemeden aile, okul, sınıf ve iş yaşamıyla birlikte ele aldı.
Hines, First Signs adlı romanını 1972’de yayımladı. Aynı yıllarda romanın yanı sıra radyo ve televizyon için oyunlar yazmaya devam etti. Billy’s Last Stand, Speech Day ve Two Men from Derby gibi çalışmalarında erkeklik, çalışma hayatı, işsizlik, eğitim ve gündelik sınıf ilişkileri üzerinde durdu.
1972-1974 yılları arasında Sheffield Üniversitesinde Yorkshire Arts yaratıcı yazarlık bursiyeri olarak görev yaptı. Bu dönemden itibaren öğretmenliği bırakarak çalışmalarını tam zamanlı yazar olarak sürdürdü. Roman, televizyon, radyo ve sinema arasında hareket eden bir üretim biçimi geliştirdi.
The Gamekeeper 1975’te yayımlandı. Roman, bir dükün arazisinde av bekçiliği yapan eski çelik işçisi George Purse’ün bir yıllık çalışma düzenini izler. George, zengin toprak sahiplerinin avlaması için kuşları yetiştirirken yiyecek bulmak amacıyla araziye giren kaçak avcıları uzaklaştırmakla görevlidir.
The Gamekeeper, doğayı romantik ve insandan bağımsız bir sığınak olarak sunmaz. Arazi mülkiyeti, sınıfsal ayrıcalık, ücretli emek ve avcılık düzeni, insan ile doğa arasındaki ilişkiyi belirler. Hines’ın senaryosunu yazdığı roman uyarlaması, Ken Loach tarafından yönetilerek 1980’de gösterime girdi.
The Price of Coal, başlangıçta BBC’nin Play for Today kuşağı için hazırlanan iki bağlantılı televizyon oyunundan oluştu. Meet the People adlı ilk bölüm, bir kraliyet ziyaretine hazırlanan maden ocağındaki törensel düzenlemeleri hicvederken Back to Reality adlı ikinci bölüm, bir maden kazasının işçiler ve aileleri üzerindeki sonuçlarına odaklandı. Metin 1979’da kitaplaştırıldı.
Looks and Smiles 1981’de yayımlandı ve aynı yıl Ken Loach tarafından sinemaya uyarlandı. Eser, sanayi gerilemesi ve işsizlik ortamında gelecek kurmaya çalışan Sheffieldlı gençleri anlatır. Film, 1981 Cannes Film Festivali’nde Çağdaş Sinema Ödülü’nü başka bir yapımla paylaştı.
Unfinished Business 1983’te yayımlandı. Hines’ın bu dönemdeki çalışmalarında sanayi kentlerinin dönüşümü, iş güvencesinin kaybolması ve işçi topluluklarının dayanışma ilişkilerindeki çözülme daha belirgin hâle geldi. Bireysel çatışmaları ekonomik ve toplumsal koşullardan ayırmadan anlattı.
Hines’ın en etkili televizyon senaryolarından biri Threads oldu. Mick Jackson tarafından yönetilen ve 1984’te BBC’de yayımlanan yapım, Sheffield’a yönelik bir nükleer saldırının öncesini ve uzun süreli sonuçlarını sıradan ailelerin yaşamı üzerinden gösterdi. Savaşın yalnızca patlama anını değil, sağlık, tarım, eğitim, dil ve toplumsal düzen üzerindeki yıkımını da ele aldı.
The Heart of It 1994’te yayımlandı. Roman, Hollywood’da çalışan bir senaristin, eski madenci ve komünist olan babasının yanına dönmesini merkezine alır. Baba ile oğul arasındaki ilişki üzerinden 1984-1985 Madenciler Grevi’nin bıraktığı siyasal ve kişisel mirası tartışır.
Elvis Over England 1998’de yayımlandı. Popüler kültür, erkek arkadaşlığı, hayranlık ve gündelik kaçış arayışlarını konu alan eser, Hines’ın önceki romanlarına göre daha belirgin bir komik anlatım taşımakla birlikte sınıf ve toplumsal aidiyet sorunlarını sürdürdü.
Hines, romanlarının yanı sıra yayımlanmamış veya tamamlanmamış film, oyun ve senaryo projeleri üzerinde de çalıştı. Springwood Stars adlı geç dönem çalışmasında, 1920’lerdeki bir maden grevi sırasında ayakta kalmaya çalışan köy futbol takımını konu aldı. El yazmaları, senaryo taslakları, mektupları ve araştırma notları Sheffield Üniversitesi Özel Koleksiyonlar ve Arşivler biriminde Barry Hines Papers adıyla korunmaktadır.
1977’de Royal Society of Literature üyeliğine seçildi. Sheffield’daki yükseköğretim kurumları tarafından onursal unvanlarla değerlendirildi ve 2010’da Sheffield Üniversitesinden fahri edebiyat doktorası aldı.
Barry Hines yaşamının son yıllarında Alzheimer hastalığıyla yaşadı. 18 Mart 2016’da, yetmiş altı yaşında öldü. Romanları ve senaryoları; Güney Yorkshire işçi sınıfının yaşamını, eğitim sistemini, işsizliği, madenciliği, doğayla kurulan ilişkileri ve kurumsal şiddeti yalın fakat eleştirel bir anlatımla görünür kıldı.
#BarryHines #Kerkenez #AKestrelForAKnave #Kes #İngilizEdebiyatı #ToplumsalGerçekçilik #İşçiSınıfı #BüyümeRomanı #GüneyYorkshire #Madencilik #KenLoach #Threads
Barry Hines’ın Bibliosfer profili toplumsal gerçekçi roman, işçi sınıfı edebiyatı, büyüme romanı, bölgesel edebiyat, senaryo, televizyon draması, eğitim eleştirisi, işsizlik, madencilik, sınıf, doğa ve kurumsal şiddet eksenlerinde şekillenir.
Hines’ın eserleri, İngiltere’nin kuzeyindeki işçi sınıfı topluluklarını dışarıdan gözlenen egzotik veya folklorik çevreler olarak sunmaz. Bu toplulukların konuşma biçimlerini, çalışma düzenini, mizahını, dayanışmasını ve iç çatışmalarını gündelik yaşamın içinden anlatır.
Yazarlığının temel coğrafyası Güney Yorkshire’dır. Maden ocakları, sanayi mahalleleri, okullar, futbol sahaları, iş bulma kurumları ve kırsal araziler yalnızca olayların geçtiği mekânlar değildir. Karakterlerin önündeki olanakları ve toplum içindeki konumlarını belirleyen yapılar olarak kullanılır.
Hines, kişisel başarısızlık gibi görünen durumların arkasındaki sınıfsal ve kurumsal koşulları görünür kılar. Okulda başarısız olan çocuk, iş bulamayan genç veya işinden memnun olmayan yetişkin yalnızca yanlış kararlar veren bireyler değildir. Eğitim, sanayi, mülkiyet ve istihdam düzenleri tarafından sınırlandırılırlar.
The Blinder’da futbol, işçi sınıfı gencinin yaşadığı çevreden çıkabilme ihtimali olarak belirir. Ancak sportif yetenek, kesin bir özgürleşme sağlamaz. Kulüpler, seçim mekanizmaları ve ekonomik gereklilikler, futbolu da başka türde bir emek ve disiplin alanına dönüştürür.
Kerkenez, Hines’ın eğitim, sınıf ve çocukluk konularını en yoğun biçimde bir araya getirdiği eseridir. Billy Casper’ın çevresindeki yetişkinler onu tembel, yalancı ve başarısız olarak tanımlar. Romanın ilerleyişi ise bu tanımların Billy’nin gerçek kapasitesinden çok, ona yaklaşan kurumların yetersizliğini gösterdiğini ortaya koyar.
Billy’nin kerkenezi eğitirken sergilediği davranış, okulda kendisinden beklenen davranıştan farklıdır. Kuş hakkında kitap okur, gözlem yapar, düzenli bakım uygular ve öğrendiklerini dikkatle anlatır. Bu süreç, öğrenmenin baskı ve cezayla değil merak, amaç ve deneyimle ilişkili olduğunu gösterir.
Romanın okul bölümleri, eğitimin toplumsal sınıflar arasındaki farkları azaltmak yerine yeniden üretebildiğini düşündürür. Öğretmenler ve okul yöneticileri Billy’nin yaşam koşullarını anlamaya çalışmadan onu disiplin sorunu olarak görür. Meslek yönlendirmesi ise çocukların yeteneklerinden çok bölgedeki sanayi düzeninin ihtiyaçlarına göre yapılır.
Billy’nin geleceğinde kömür madeninde çalışma ihtimali neredeyse kaçınılmaz biçimde belirir. Roman, bu işi yapan insanları küçümsemez; ancak bir çocuğun önünde başka hiçbir seçeneğin bulunmamasını eleştirir. Maden, işçi topluluğunun geçim kaynağı olduğu kadar kuşaktan kuşağa aktarılan bir zorunluluk hâline gelir.
Kerkenez, geleneksel anlamda rahatlatıcı bir hayvan dostluğu anlatısı değildir. Kes, Billy’nin bütün sorunlarını çözmez ve onu toplumsal çevresinden kalıcı biçimde kurtarmaz. Kuşla kurulan bağ, Billy’nin başka türlü bir yaşam ve ilişki biçimine sahip olabileceğini kısa süreliğine görünür kılar.
Kerkenezin bağımsızlığı bu ilişkinin merkezindedir. Billy kuşu insan davranışlarına göre yargılamaz ve onun üzerinde mutlak sahiplik kurmaya çalışmaz. Kuşa duyduğu saygı, çevresindeki yetişkinlerin Billy üzerinde kurduğu baskıcı sahiplik ve denetimle karşıtlık oluşturur.
Romanın yapısı, Billy’nin hayatındaki tek bir günü izlerken geçmişte yaşanan olayları geri dönüşlerle anlatır. Bu yöntem, gündelik bir okul gününün ardında birikmiş aile içi ihmal, şiddet, açlık, aşağılanma ve yalnızlığı aşamalı biçimde açığa çıkarır.
Hines’ın dili gösterişli değildir. Kısa betimlemeler, somut eylemler ve karakterlerin konuşmaları üzerinden ilerler. Anlatıcı olayları açıklayıcı bir ahlaki yorumla sürekli yönlendirmek yerine okurun kurumlar ile bireyler arasındaki güç farkını davranışlardan çıkarmasına imkân verir.
Bölgesel ağız ve sınıfa bağlı konuşma biçimleri, karakterlerin toplumsal konumunu görünür kılar. Diyaloglar yalnızca gerçekçilik etkisi oluşturmaz; mizahın, aşağılamanın, dayanışmanın ve otoritenin nasıl işlediğini de gösterir. Standart dil ile yerel konuşma arasındaki fark, eğitim sisteminin dil üzerinden kurduğu hiyerarşiyi açığa çıkarır.
Hines’ın mizahı, ağır toplumsal koşulları hafifletmek için kullanılmaz. Karakterlerin otorite karşısında geliştirdiği savunma biçimlerinden biri hâline gelir. Futbol maçı, sınıf ortamı veya kraliyet ziyaretine hazırlık gibi sahnelerde komik olan ile aşağılayıcı olan yan yana bulunabilir.
The Gamekeeper’da doğa ile sınıf ilişkileri daha açık bir ekonomik çerçeveye yerleşir. George Purse, doğayı yakından tanımasına rağmen onu aristokratların eğlencesi için düzenleyen bir sistemin çalışanıdır. Koruduğu hayvanların sonunda vurulacak olması, emeğinin amaçlarıyla kişisel deneyimi arasındaki çelişkiyi belirginleştirir.
George’un açık havada çalışması, sanayi işçiliğinden bütünüyle kurtulduğu anlamına gelmez. İşverenin mülkiyetini korur, eski sınıfından gelen kaçak avcıları uzaklaştırır ve ailesiyle birlikte toplumsal bakımdan yalıtılır. Roman, kır yaşamını sanayi kentinin karşısında saf ve özgür bir alan olarak idealize etmez.
The Price of Coal, Hines’ın hiciv ile trajediyi birlikte kullandığı çalışmalarındandır. İlk bölümde maden işçilerinin kraliyet ziyareti için gündelik gerçekliklerini gizlemeye zorlanması, kurumların görüntüye verdiği önemi gösterir. İkinci bölümde yaşanan kaza, törensel söylem ile işçilerin gerçek çalışma koşulları arasındaki farkı sertleştirir.
Looks and Smiles, gençlerin çalışma hayatına katılma beklentisinin sanayisizleşmeyle birlikte nasıl çöktüğünü anlatır. Karakterler çalışmak istemedikleri için değil, düzenli ve anlamlı iş seçenekleri ortadan kalktığı için belirsizlik yaşar. İşsizlik ekonomik yoksunluğun yanında özsaygıyı, ilişkileri ve gelecek tasarımını da etkiler.
Threads, Hines’ın sınıf çözümlemesini nükleer savaş ölçeğine taşıdığı çalışmadır. Yapımda felaket, askerî veya diplomatik yöneticilerin bakışından değil, Sheffield’da yaşayan sıradan insanların günlük hazırlıkları ve kayıpları üzerinden gösterilir. Böylece soyut strateji dili, bedenlerin ve toplulukların somut yıkımıyla karşılaştırılır.
Threads’in temel gücü, nükleer saldırıyı tek bir patlama görüntüsüyle sınırlamamasıdır. Sağlık hizmetlerinin çöküşü, gıda üretiminin azalması, eğitimin ortadan kalkması ve dilin yoksullaşması, savaşın kuşaklar boyunca süren etkilerini ortaya koyar. Teknolojik uygarlığın ne kadar kırılgan olduğu gündelik ayrıntılar üzerinden anlatılır.
The Heart of It, madencilik dünyasının kapanmasını ve 1984-1985 Madenciler Grevi’nin bıraktığı yaraları kuşak çatışması içinde ele alır. Hollywood’da çalışan oğul ile komünist eski madenci baba arasındaki mesafe, yalnızca kişisel anlaşmazlıktan değil, farklı emek ve siyaset deneyimlerinden kaynaklanır.
Elvis Over England’da popüler kültür, işçi sınıfı yaşamının karşısında bütünüyle değersiz bir kaçış olarak gösterilmez. Hayranlık, arkadaşlık ve ortak eğlence, karakterlerin sınırlı yaşamları içinde bir aidiyet alanı yaratır. Bununla birlikte bu alan, ekonomik ve toplumsal sorunları ortadan kaldırmaz.
Hines’ın karakterleri çoğunlukla büyük tarihsel kararları veren kişiler değildir. Okul öğrencileri, işsiz gençler, öğretmenler, madenciler, av bekçileri ve aile üyeleridir. Geniş ekonomik ve siyasal değişimlerin gündelik yaşamda nasıl hissedildiğini bu kişilerin deneyimleri üzerinden gösterir.
Yazarlığının güçlü yönlerinden biri, karakterlerini yalnızca toplumsal sistemin edilgin mağdurları olarak kurmamasıdır. Billy’nin kuş eğitmesi, gençlerin mizahı, madencilerin dayanışması ve ailelerin direnme biçimleri, sınırlı koşullar içinde özne olma çabasını görünür kılar.
Bununla birlikte Hines, bireysel iradeyi toplumsal koşullardan bağımsız bir çözüm olarak sunmaz. Kişisel yetenek, sevgi veya dayanıklılık geçici alanlar açabilir; ancak eğitim, mülkiyet, işsizlik ve sınıf ilişkileri değişmeden kalıcı kurtuluş kolayca gerçekleşmez.
Hines’ın yönteminin sınırlılığı, eserlerinin çoğunda erkek çocukların, genç erkeklerin ve erkek işçilerin deneyiminin merkezde bulunmasıdır. Kadın karakterler önemli işlevler üstlenseler de bazı eserlerde erkek karakterler kadar ayrıntılı bir iç dünyaya sahip değildir. Bu durum, yapıtlarının toplumsal cinsiyet açısından eleştirel biçimde yeniden okunmasına alan açar.
Eserleri, açık siyasal konuşmalar içerse bile yalnızca bir düşüncenin propagandasına dönüşmez. Çelişkili karakterler, başarısız dayanışmalar ve sınıf içindeki gerilimler korunur. Hines, işçi topluluklarını ideal bir bütünlük içinde göstermek yerine bu toplulukların dayanışma kadar baskı ve dışlama da üretebildiğini anlatır.
Barry Hines’ın Bibliosfer’deki temel sınıflandırma alanları toplumsal gerçekçi roman, işçi sınıfı edebiyatı, büyüme romanı, bölgesel edebiyat, senaryo, televizyon draması, eğitim, işsizlik, madencilik, sınıf, doğa ve kurumsal şiddettir. Eserlerini ayırt eden temel özellik, sıradan insanların yeteneklerini ve direnme biçimlerini romantikleştirmeden gösterirken bu insanların yaşamını sınırlayan eğitim, emek, mülkiyet ve iktidar yapılarını yalın, gözleme dayalı ve eleştirel bir anlatımla görünür kılmasıdır.