Aydın Boysan, 17 Haziran 1921’de İstanbul’un Samatya semtinde doğdu. Öğretmen Nevreste Hanım ile muhasebeci Esat Boysan’ın oğludur. İlköğrenimini annesinin öğretmenlik yaptığı okulda sürdürdü. 1939’da Pertevniyal Lisesi’ni, 1945’te Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü’nü bitirdi.
Mimarlık mesleğini uzun yıllar sürdürdü. Hakkâri Vilâyet Konağı, Hürriyet Medya Towers, Arçelik yapıları, Nasaş Alüminyum Tesisleri, Bursa Uludağ’daki Turistik Termal Otel, Mimar Sinan Üniversitesi Kültür Merkezi ve Nesin Vakfı binalarının restorasyonu gibi çok sayıda projede yer aldı. Türkiye Mimarlar Odası’nın kurucuları arasında bulundu; yönetim kurulu üyeliği, ilk genel sekreterlik ve İstanbul şube başkanlığı görevlerinde bulundu. 1957-1972 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde ders verdi.
Yazarlık ve gazetecilik hayatına ileri yaşlarında yoğunlaştı. 1982’de Hürriyet gazetesinde mizah ağırlıklı köşe yazıları yazmaya başladı; daha sonra Akşam gazetesinde de yazılarını sürdürdü. 1984’te kendi kitaplarını yayımlamak için Bas Yayınları’nı kurdu. Deneme, anı, gezi, sohbet, mizah ve şehir yazısı türlerinde çok sayıda kitap yayımladı.
Eserleri arasında Damlalar, Zaman Geçerken, Yüzler ve Yürekler, Aynalar, Felekten Bir Gün, İstanbul’un Kuytu Köşeleri, Nereye Gitti İstanbul?, Nerede Yaşıyoruz, Neşeye Şarkı ve Acele Etme Çabuk Ol yer alır. Acele Etme Çabuk Ol, Aydın Boysan’ın anılarını, hayat tecrübelerini, gezilerini, gözlemlerini, eleştirilerini ve yaşam üzerine düşüncelerini mizah ile ciddiyeti bir araya getiren sohbet üslubuyla anlattığı kitaplarından biridir.
Aydın Boysan’ın yazarlığında İstanbul, mimarlık, yaşama sevinci, dostluk, sofra kültürü, gezi, anı, gündelik hayat, mizah, insan ilişkileri ve kent belleği öne çıkar. Metinlerinde ağır kuramsal açıklamalardan çok konuşma diline yakın, nükteli, rahat ve doğrudan okurla temas kuran bir anlatım görülür. Mimarlık birikimi şehir yazılarına; gazetecilik deneyimi gözlem gücüne; sohbet kültürü ise yazılarındaki akıcılığa yansır.
Aydın Boysan, mimarlık alanında ulusal ve uluslararası yarışmalarda ödüller kazandı. Toplumun geniş kesimlerince yalnızca mimar olarak değil, İstanbul’u, insanı, yaşamı, içki-sofra kültürünü, mizahı ve gündelik hayatı kendine özgü diliyle anlatan bir kültür insanı olarak tanındı. 5 Ocak 2018’de İstanbul’da öldü.
#TürkYazar #Mimar #Gazeteci #Deneme #Anı #Mizah #GeziYazısı #ŞehirYazıları #İstanbul #AceleEtmeÇabukOl #Sohbet #KentBelleği
Aydın Boysan, Bibliosfer’de deneme, anı, mizah, gazetecilik, şehir yazıları, gezi yazısı, mimarlık ve İstanbul belleği eksenlerinde değerlendirilebilecek çok yönlü bir yazardır. Klasik anlamda roman ya da şiir merkezli bir edebiyatçı değildir; asıl gücü gözlem, sohbet, mizah, yaşam deneyimi ve kent kültürünü yazıya dönüştürme becerisinden gelir.
Acele Etme Çabuk Ol, Boysan’ın geç dönem yazarlık çizgisini temsil eden eserlerden biridir. Kitap, anı, gezi, deneme, hayat bilgisi ve mizahı bir araya getirir. Yazarın kendine özgü sohbet dili, yaşama karşı mesafeli ama neşeli bakışı, insan ilişkilerine dair gözlemleri ve ciddiyetle mizahı birlikte kullanma becerisi bu eserde belirginleşir.
Boysan’ın mimarlık geçmişi, onun İstanbul’a ve kent yaşamına bakışını güçlendiren temel unsurlardan biridir. İstanbul’un Kuytu Köşeleri ve Nereye Gitti İstanbul? gibi kitaplarında şehir yalnızca hatıraların mekânı değil; değişen mimarisi, kaybolan gündelik hayatı, semt kültürü ve insan tipleriyle birlikte ele alınır. Bu yönüyle Aydın Boysan, İstanbul yazıları ve kent belleği alanında ayrı bir yere sahiptir.
Gazetecilik ve köşe yazarlığı, onun metinlerine kısa, vurucu, okurla doğrudan ilişki kuran bir yapı kazandırır. Yazılarında öğretici olmaya çalışmadan deneyim aktarır; yaşamı, dostluğu, sofrayı, yolculuğu, mizahı ve insan hâllerini sade bir dille işler. Bu nedenle Aydın Boysan kaydı; deneme, anı, mizah, gezi yazısı, şehir yazıları, gazetecilik, mimarlık, İstanbul, sofra kültürü ve modern Türkiye’nin gündelik hayat belleği başlıklarıyla birlikte değerlendirilir.
Yıldızlardan Bile Uzaklarda Uzay Romanı
İstanbul'un Kuytu Köşeleri
Zaman Geçerken
Oldu Mu Ya
Söylesem Bir Türlü
Ne Güzel Günlermiş
Nereye Gitti İstanbul?
Doyulmaz Dünyamıza
Yüzler ve Yürekler
Bir Ömür Yetmiyor