Bir toplumun geçim düzeni değiştiğinde yalnızca üretim biçimleri mi dönüşür, yoksa insanların birbirleriyle kurduğu ilişkiler, umutları ve yaşam biçimleri de bundan etkilenir mi?
Sadri Ertem, Çıkrıklar Durunca’da 19. yüzyılın sonlarında Anadolu’daki el dokumacılığının, Avrupa’dan gelen ucuz fabrika ürünleri karşısında yaşadığı çözülmeyi bir köyün hayatı üzerinden anlatıyor. Adaköy’de geçimini tiftik, yün ve dokumacılıkla sağlayan insanların düzeni, yeni ekonomik koşulların etkisiyle giderek değişmeye başlıyor.
Roman, ekonomik dönüşümün köylülerin gündelik yaşamına ve toplumsal ilişkilerine nasıl yansıdığını ele alırken ağalık düzeni, üretim ilişkileri, inanç ve dayanışma gibi konuları da anlatının içine katıyor. Sadri Ertem, bireysel hikâyeleri dönemin ekonomik ve toplumsal yapısıyla birleştirerek Anadolu’daki değişimin geniş bir panoramasını ortaya koyuyor.
Çıkrıklar Durunca, geleneksel üretim düzeninin değişimini insan hikâyeleri üzerinden anlatan; toplumsal meseleleri edebiyatla buluşturan ve Türk edebiyatında toplumcu gerçekçi romanın öncü örnekleri arasında yer alan önemli bir eser.
- Derleyen
- Serdar Soydan