Geçmiş gerçekten geride kalır mı? Yoksa zamanın içinde kaybolduğunu sandığımız insanlar, hikâyeler ve hayaller başka biçimlerde yeniden karşımıza çıkmaya devam mı eder?
Ömür İklim Demir, Kum Tefrikaları’nda Türkiye’nin yaklaşık yüz yıllık geçmişi içinde dolaşan, farklı dönemleri ve hayatları birbirine bağlayan çok katmanlı bir hikâye kuruyor. Doktor Mithat, Murat Hoca, Yurdanur Hala ve Şevket Kemal Bey gibi karakterlerin yolları; Suruç’tan İstanbul’a, bozkırdan Boğaz’a uzanan geniş bir coğrafyada kesişiyor.
Geçmişle bugün arasında gidip gelen anlatıda aile, dostluk, özlem, kayıp, umut ve insanın kendine ait bir yer bulma çabası öne çıkıyor. Kum, rüzgâr, telgraf sesleri ve yıllar boyunca değişen şehirler ise yalnızca hikâyenin fonunu değil, zamanın geçişini hissettiren güçlü bir atmosferi oluşturuyor.
Kum Tefrikaları, kişisel hikâyeleri Türkiye’nin yakın geçmişiyle buluşturan; zamanı, hafızayı ve insan hayatında geride kaldığı sanılan şeylerin bıraktığı izleri özgün bir kurguyla anlatan, zengin ve etkileyici bir roman.