Büyümek, yalnızca yaş almak mıdır? Ailede yaşanan değişimler, yeni arkadaşlıklar ve ilk gençliğin getirdiği duygular insanın kendisini tanıma yolculuğunu nasıl etkiler?
İpek Ongun, Bir Genç Kızın Gizli Defteri’nde on beş yaşındaki Serra’nın dünyasını onun tuttuğu günlük aracılığıyla anlatıyor. Serra; ailesinde yolunda gitmediğini hissettiği şeyleri, okul yaşamını, arkadaşlarını, sevinçlerini ve kafasını kurcalayan soruları defterine içtenlikle yazıyor. Çeşme’de geçirdiği tatil sırasında tanıştığı yeni insanlar ise hayatına farklı deneyimler ve yeni duygular katıyor.
Günlük biçimindeki anlatımı sayesinde okur, Serra’nın olayları nasıl gördüğüne ve büyürken yaşadığı değişimlere yakından tanıklık ediyor. Aile ilişkileri, arkadaşlık, gençlik heyecanları ve kendini tanıma çabası, doğal ve samimi bir dille bir araya geliyor.
Bir Genç Kızın Gizli Defteri, ilk gençlik yıllarının meraklarını, duygularını ve değişimlerini Serra’nın gözünden anlatan; genç okurların kendilerinden pek çok şey bulabilecekleri, içten ve akıcı bir büyüme hikâyesi.