İnsan bazen bir şeyi bulacağına inandığı için değil, artık başka türlü yaşayamadığı için yola çıkar mı? İçinde biriktirdiği sözleri geride bırakmak, yeni insanlara ve yeni ihtimallere doğru yürümek insanı kendisine yaklaştırabilir mi?
Hikmet Anıl Öztekin, Eyvallah – Birlik Dükkânı’nda Seyyah’ın yolculuğunu sürdürüyor. Seyyah, insanların içine atıp anlatmaktan sakındığı duyguların izini sürerken “iyi insanların yaşadığına inandığı yerlere” doğru yola çıkıyor. Bu yolculuk yalnızca şehirler ve yollar arasında değil; sevgi, özlem, umut ve insanın kendi iç dünyası boyunca da ilerliyor. Yazar, kitabı “her şeyin bir olduğu yere, birlik dükkânına” uzanan bir yolculuk olarak tanımlıyor.
Eser boyunca insanın anlaşılma isteği, kendisini başkasında bulması, sevgiye duyduğu ihtiyaç ve yolculuğun dönüştürücü yönü öne çıkıyor. Öztekin’in okurla doğrudan konuşan samimi anlatımı, Seyyah’ın yaşadıklarını kişisel bir hikâyenin ötesine taşıyarak herkesin kendi hayatından bir şeyler bulabileceği bir arayışa dönüştürüyor.
Eyvallah – Birlik Dükkânı, Seyyah’ın hikâyesini yeni bir yolculukla devam ettiren; sevgi, umut ve insanın kendisini bulma çabasını içten bir anlatımla ele alan, okuru kendi iç dünyasına da bakmaya davet eden duygusal bir eser.