Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
8 Gösterim

Yalnızlık yalnız kalmak mıdır, yoksa insanın kendi içinde çoğalan seslerle baş başa kalması mı? Bir insan, kalabalıkların ortasında da kendisini dünyadan uzak hissedebilir mi?

Hasan Ali Toptaş, Yalnızlıklar’da yalnızlığı tek bir duygu ya da durum olarak değil, insan hayatının farklı anlarında değişen yüzleriyle ele alıyor. Aşktan aileye, çocukluktan hatıralara, kır yaşamından insanın kendi iç dünyasına uzanan metinlerde yalnızlık kimi zaman bir bekleyiş, kimi zaman bir hatırlayış, kimi zaman da insanın kendisiyle yaptığı sessiz bir konuşma hâline geliyor.

Şiir ile düzyazı arasındaki sınırda ilerleyen eser, Toptaş’ın ritimli ve imge bakımından zengin dilini yoğun biçimde taşıyor. Kısa parçalar ve birbirini tamamlayan çağrışımlar aracılığıyla yalnızlığın farklı hâlleri bir araya gelirken, okur da kendi yaşantısından ve belleğinden izler bulabileceği açık bir anlam alanına davet ediliyor. Eserin sahneye de uyarlanmış olması, metnin güçlü ritmini ve sözlü anlatı niteliğini ortaya koyuyor.

Yalnızlıklar, insanın kendisiyle ve başkalarıyla kurduğu ilişkinin sessiz taraflarına bakan; şiirsel dili, yoğun imgeleri ve özgün anlatım biçimiyle Hasan Ali Toptaş’ın edebiyat dünyasında farklı bir yerde duran etkileyici bir eser.