İnsan geçmişinden uzaklaşarak kendisine yeni bir hayat kurabilir mi? Sessiz ve sakin bir yere çekilmek, yıllardır taşınan hatıraları geride bırakmaya yeter mi?
Hasan Ali Toptaş, Heba’da şehir yaşamından uzaklaşarak bir köye yerleşmeye karar veren Ziya’nın hikâyesini anlatıyor. Yeni bir başlangıç arayan Ziya’nın bugünü, zaman zaman çocukluğuna, askerlik yıllarına ve geçmişte yaşadıklarına açılan hatıralarla iç içe geçiyor. Köyde kurduğu ilişkiler ve karşılaştığı insanlar ise onun hem geçmişine hem de kendisine farklı bir gözle bakmasına yol açıyor.
Roman; hafıza, yalnızlık, pişmanlık, dostluk, insan ilişkileri ve kişinin hayatında yeni bir başlangıç yapma isteği etrafında ilerliyor. Toptaş, şehir ile taşra, geçmiş ile bugün arasında kurduğu geçişlerle Ziya’nın yaşamını parça parça tamamlıyor; şiirsel ve ritimli anlatımıyla sıradan görünen ayrıntılara geniş anlamlar kazandırıyor.
Heba, insanın geçmişiyle kurduğu bağları ve kendisine yeni bir hayat açma çabasını güçlü karakterler ve katmanlı bir anlatıyla ele alan; Hasan Ali Toptaş’ın kendine özgü dilini ve anlatı dünyasını belirgin biçimde yansıtan etkileyici bir roman.