Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
13 Gösterim

İnsan, yaşadığı acılardan uzaklaşarak kendine yeni bir hayat kurabilir mi? Yoksa geçmiş, insanın kimliğine sessizce yerleşip onunla birlikte yaşamaya devam mı eder?

Hakan Günday, Zargana’da çocuk yaşta ağır bir travmayla karşılaşan ve bunun ardından kendisini insanlardan, duygulardan ve hayatın anlamından uzaklaştırmaya çalışan Zargana’nın hikâyesini anlatıyor. Berlin’de başlayan bu karanlık yolculukta Zargana, yaşadıklarının ardından kendisini adım adım “hiç”e yaklaştırırken parçalanmış benliğiyle baş başa kalıyor.

Roman; şiddet, yabancılaşma, yalnızlık, aşk ve kimlik gibi temaları sert bir anlatımla ele alıyor. Günday, insanın kendisini koruyabilmek için kurduğu duvarların zamanla nasıl bir hapishaneye dönüşebileceğini sorgularken, yaşama tutunma isteğinin en karanlık yerde bile ortaya çıkabileceğini gösteriyor.

Zargana, insanın kendisinden ve geçmişinden kaçma çabasını, varoluşun sınırlarında dolaşan sıra dışı bir karakter üzerinden anlatan; güçlü, çarpıcı ve düşündürücü bir roman.