İnsan her şeyi geride bırakıp gittiğinde gerçekten özgürleşebilir mi? Yoksa nereye giderse gitsin, kendisini ve zihninde taşıdıklarını da beraberinde mi götürür?
Hakan Günday, Kinyas ve Kayra’da hayatın alışılmış düzenini reddeden, adlarını bile kendileri seçen iki arkadaşın yolculuğunu anlatıyor. Kinyas ve Kayra, geride bıraktıkları yaşamdan uzaklaşarak Afrika’dan Amerika’ya uzanan farklı coğrafyalarda kendi kurallarına göre yaşamaya çalışırken sınırları sürekli zorlayan deneyimlerin içine giriyorlar.
Ancak romanın asıl yolculuğu yalnızca ülkeler ve şehirler arasında gerçekleşmiyor. Dostluk, özgürlük, aidiyet, yalnızlık ve insanın kendisiyle kurduğu ilişki giderek anlatının merkezine yerleşiyor. Aynı yolu paylaşan iki insanın hayata ve kendi varoluşlarına verdikleri farklı cevaplar, romanı güçlü bir iç hesaplaşmaya dönüştürüyor.
Hakan Günday’ın ilk romanı olan Kinyas ve Kayra, alışılmış hayatın dışına çıkma arzusunu iki unutulmaz karakter üzerinden ele alan; özgürlük, seçimler ve insanın kendine çizdiği sınırlar üzerine düşündüren, kendine özgü anlatımıyla Türkçe edebiyatta dikkat çekici bir yere sahip güçlü bir roman.