İnsan ruhu zamanın ve mekânın sınırlarını aşabilir mi? Yüzyıllar önce yaşamış biriyle bugün yaşayan bir insanın kaderi görünmez bir bağla birleşebilir mi?
Gülten Dayıoğlu, Yoksa Sen misin?’de 15. yüzyıl Orta Asya’sında yaşayan Türkmen kızı Bürküt ile 21. yüzyıl İstanbul’unda yaşayan Bengü’nün hikâyelerini bir araya getiriyor. Doğuştan şamanlık yeteneğine sahip Bürküt, olağanüstü bir olayın ardından insanlığın geleceğini ilgilendiren önemli bir görevin parçası olur. Bengü ise geçirdiği bir kayak kazası sonrasında kendisini zamanın ve paralel evrenlerin sınırlarını aşan sıra dışı bir yolculuğun içinde bulur.
Orta Asya efsaneleri, Şamanizm, paralel evrenler ve bilimkurgu unsurlarını aynı anlatıda buluşturan roman; insanlığın geleceği, barış, kader ve ruhsal bağlar üzerine düşündürüyor. Bürküt’ün Asya’nın farklı coğrafyalarına uzanan yolculuğu, tarihsel ve mitolojik öğelerle zenginleşirken geçmiş ile günümüz arasında beklenmedik bağlantılar kuruluyor.
Yoksa Sen misin?, tarih, mitoloji ve bilimkurguyu özgün bir serüvende birleştiren; farklı zamanlarda yaşayan iki genç insanın kaderlerini insanlığın geleceğine uzanan büyük bir hikâyede buluşturan sürükleyici ve hayal gücü yüksek bir roman.