Ulu bir çınarın ömrü verilseydi insanoğluna ya da narin bir kelebeğin, ne değişirdi hakikatte? Değil mi ki arzular ve emeller var, sonunda mutlak bir ölüm var... Mesele, ölmeden önce bulmak, düşmeden evvel olmakta değilse neyde ve nerededir? "Kalbe Düşen Sızı", Zülâl adındaki genç bir kızın nezdinde salt insanın hikayesi... Bir tırtıl misali "gaflet" kuyusundan "çırpınış"a, ağır ağır koza örercesine "sabırla bekleyiş"ten "milad"a menziline doğru bir uçuşun uzun öyküsü. Bir "arayış" ve "buluş" romanı olan "Kalbe Düşen Sızı", aramakla bulunmayacağının, fakat bulanların, ancak arayanlar olduğunun latif bir misali.
İncelemeler
Okur incelemeleri ve puanlar
Bu kitap için henüz inceleme yok.
Bir atmosfer seçin
Dinlemek istediğiniz atmosfer kartına dokunun.
Düşünüyorum da, Odalarda l960'ta yayınlanan ilk biçimiyle de, bu son biçimiyle de bir serüven romanı değil, hem hiç değil. Roman,...
0 okuma0 beğeni
Bibliosfer; oturum, güvenlik, öneriler ve kullanım kalitesini iyileştirmek için çerezler kullanır.
Ayrıntılar için
Çerez Bilgilendirme Metni’ni inceleyebilirsin.
Bibliosfer'e katıl
Okuma izlerin kaybolmasın.
Alıntılarını, raflarını ve takip ettiğin okurları kendi profilinde biriktirmek için ücretsiz hesabını oluştur.