İnsan, kendini kaybolmuş hissettiği bir dönemde başka birinin varlığıyla yeniden yolunu bulabilir mi? Korkuların, kaygıların ve geçmişten taşınan duyguların arasında kurulan bir bağ, insanın kendisine bakışını değiştirebilir mi?
Beyza Alkoç, Kar Tanesi’nde Eylül ve Merih’in Kar Küresi’nde başlayan hikâyesini kaldığı yerden sürdürüyor. Kar Küresi Psikolojik Destek Merkezi’nde yolları kesişen iki genç, yaşadıkları deneyimlerin ardından hem birbirleriyle kurdukları bağı hem de kendi iç dünyalarını daha yakından tanımaya başlıyor. Karlı ormanların ve merkezin kendine özgü atmosferi ise hikâyeye güçlü bir duygu ve gizem katıyor.
Roman, gençlik duygularını aşk, güven, kaygı ve kendini tanıma arayışıyla bir araya getiriyor. Eylül ile Merih’in hikâyesi ilerledikçe birbirlerine tutunmanın yanı sıra kendi güçlerini keşfetmeleri ve hayata başka bir gözle bakabilmeleri de anlatının önemli parçalarından biri hâline geliyor.
Kar Tanesi, iki gencin kendilerini ve birbirlerini anlama yolculuğunu duygusal bir hikâyeyle buluşturan; aşkı, güveni ve yeniden umut edebilmeyi öne çıkaran, akıcı ve merak uyandırıcı bir devam romanı.