Hüzün ve umut birarada...
Gece Yarısı Treni bana biraz hüzünlü ama bir yandanda umutla gelen bir kitap oldu. Matt Haig yine insanın geçmişte yaptığı seçimlere, pişmanlıklara ve keşkelere dokunuyor.
Okurken isteristemez insan kendi hayatını düşünüyor. Geçmişe dönme şansım olsa nereye giderdim diye. Ama kitap ilerledikçe aslında mesele geçmişi değiştirmekten çok, yaşadığımız hayatı anlamak gibi geldi bana.
Bazı yerleri biraz fazla duygusal buldum örneğin verilmek istenen mesajı bazen çok belli ediyor. Ama buna rağmen okumayı bırakmadım, çünkü ilerleyen zamanda ne olacağını merak ettiriyor.
Gece Yarısı Kütüphanesini okuyanlar benzer bir duygu yaşayacaktır. Bana göre bu kitap biraz da hüzünlü geldi. Özellikle yaşlanmak, kaybettiklerimiz ve yapamadığımız şeyler üzerine düşününce.
Çok farklı bir hikaye diyemem belki ama hissettirdiği şeyler güzel. Bittikten sonra insanın aklında şu kalıyo, geçmişi değiştiremiyoruz ama kalan hayatımızı ne yapacağımız hala bizim elimizde.
Gece Yarısı Treni
Matt Haig