Derya Aydın profilini ac
Bu kadar haksızlığa dayanılır mı?
El Kızı okurken en çok sinirlendiğim kitaplardan biri oldu sanırım. Bazı karakterlere gerçekten kızdım, bazı yerlerde de insanın bu kadar haksızlığa nasıl dayanabildiğini düşündüm.
Orhan Kemal'in El Kızı romanında aile içinde yaşanan sorunlar anlatılıyor daha çok. Gelin kaynana meselesi var ama sadece bundan ibaret değil bence. İnsanların birbirine karşı önyargıları, kıskançlık, çaresizlik ve özellikle kadının aile içindeki yeri çok fazla hissediliyor.
Nazan karakterine okurken üzüldüm. Bazı şeylere neden ses çıkarmıyor diye düşündüğüm oldu. Ama sonra yaşadığı ortamı düşününce herşeyin dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını anlıyorsunuz.
Hacer ise beni baya sinirlendiren bir karakter oldu :) Bazı davranışlarında artık yeter dediğim yerler vardı. Mazhar'a da ayrı kızdım açıkcası. İnsan bazen iki kişi arasında kalabilir ama sürekli kararsız kalmakta başka bir şey.
Kitabın dili bana çok ağır gelmedi. Orhan Kemal zaten karakterleri konuşmalarıyla çok doğal anlatıyor. Sanki eski bir mahallede insanların arasına oturmuş onları dinliyormuşum gibi geldi bazı yerlerde.
Hikaye ilerledikçe işlerin daha kötüye gitmesini izlemek biraz yoruyor. Çünkü bazı şeylerin düzelebileceğini düşünüyorsunuz ama olmuyor. İnsanların yaptığı yanlışlar başka yanlışları getiriyor.
El Kızı sadece eski zamanlarda geçen bir aile hikayesi gibi gelmedi bana. Bugün bile benzer şeyleri görmek mümkün. Özellikle gelinin aileye sonradan gelen biri gibi görülmesi, “el kızı” denilip dışarıda tutulması falan hala tamamen geçmiş şeyler değil.
Ben genel olarak sevdim kitabı. Yer yer sinir bozucu, yer yer üzücü ama merak ettiriyor. Karakterlerin yaptıklarına kızarak okudum çoğu zaman.
Orhan Kemal'in El Kızı kitabı aile ilişkileri, toplum baskısı ve kadınların yaşadığı zorluklar üzerine sade ama ağır bir hikaye olmuş bence.
El Kızı
Orhan Kemal