Aykut Arman profilini ac
Olaylardan çok karakterin düşüncelerine ve ruh hâline ağırlık verilmesi de farklı bir okuma deneyimi sundu.
Siyah Gözler, ilk başta sade bir aşk hikâyesi gibi görünse de ilerledikçe insanın kendi düşünceleriyle nasıl mücadele edebildiğini anlatan bir kitap.
Kitapta beni en çok etkileyen şey kadın karakterin yaşadığı duygular oldu. Sevmenin yanında sürekli bir korku, şüphe ve huzursuzluk hissediyor. Bir yandan mutlu olmak isterken diğer yandan çevresindeki insanların ne düşüneceğini fazlasıyla önemsiyor. Bu da zamanla hem ilişkisini hem de kendi iç dünyasını zorlaştırıyor.
Okurken bazı düşüncelerinin gereksiz olduğunu düşündüğüm anlar oldu. Ama biraz ilerleyince insanın korkularının her zaman mantıklı olmadığını fark ediyorsunuz. Özellikle kaybetme korkusu büyüdükçe insanın gerçekte olmayan şeylere bile inanabileceğini kitap oldukça iyi hissettiriyor.
Roman eski bir dönemde yazılmış olmasına rağmen anlattığı bazı duygular bana hiç yabancı gelmedi. İnsanların başkalarının hayatı hakkında konuşması, toplumun özellikle kadınlara karşı daha yargılayıcı olması ve “el âlem ne der?” düşüncesi bugün bile tamamen ortadan kalkmış değil.
Kitabın dili yer yer eski geldiği için bazı bölümlerde biraz yavaş okudum. Fakat kitap çok uzun olmadığı için zorlayıcı olmadı. Olaylardan çok karakterin düşüncelerine ve ruh hâline ağırlık verilmesi de farklı bir okuma deneyimi sundu.
Benim için Siyah Gözler, büyük olaylardan çok insanın içinde büyüttüğü korkuların nelere dönüşebileceğini anlatan bir roman oldu. Özellikle kıskançlık, yalnızlık, güvensizlik ve toplum baskısı üzerine düşündürüyor.
Okumaya yeni başlayan biri olarak bazı yerlerde ağırlaşsam da kitabın vermek istediği duyguyu anlayabildiğimi düşünüyorum. Kısa ama insanın zihninde bir süre kalan, özellikle karakterlerin psikolojik yönlerini merak edenlerin sevebileceği bir eser.
Siyah Gözler
Cemil Süleyman